Gönderi

Az, çoktan daha çoktur aslında..
10/10
·355 syf.··
2019 43. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2019 23:29
Derda 1 Anadoludan okuduğu okuldan koparılıp ailesine babası meçhul olan sadece annesi ile yasayan bir kız olarak en kısa yoldan para kazandıracağı düşünülen yol ile satılıyor ne kadar da icler acısı bir durum olsa bunu kaldıracak mideye sahip insanlarla dolu insanlar arasında gözünü açtı dünyaya. Bu konulardan taa New Yorka uzanan bir hikaye.. 5 yıl boyunca bir evde kapalı kalan kendini rahatlatmak ve dünyadan soyutlamak çok farklı çözümler ve çok yersiz hayaller kuran ya da bunları yapmak zorunda kalan çaresiz bir insan iken bir gün bu zincir kırılır ve özgürlüğün yolları yavaş yavaş açılır ama yine başlangıcı biraz mide sıkıntıları yaşatan sado mazo seçim ve en gerçekleşmeyecek gerçekleşmemesi gereken hayalini gercege uyarlanması maalesef. (Gözlerimden yaş akmadi desem yalan olur!) Kendi varlığını hiçe sayarak, kendi bedenini bir hiçmiş yalnızca ölümüne kadar kullanacağı bir kıyafet gibi gören bir insan hâline gelmişken eroinden kurtulmak için bir rehabilitasyon merkezine sevk edilir kendisini kurtaran bir kadın "Anne" sayesinde tekrar hayata bağlanabilmiş o zorluklara göğüs gererek hayata karşı deyim yerindeyse gerçek anlamıyla bir Kadın. Derda 2 Annesini parçalara ayıran çünkü hakkında çok kötü tabirler duyduğu yetiştirme yurduna dönmemek için elindeki tek çözüm bu olan bir insan. Okuma yazması yok sadece görsel hafızası ile aklına kazınan bir mezar taşı sırdaşı oluyor. Derda 1'in hayatına direkt etki eden bazı insanlarla karşılaşması böyle başlıyor. Mezarlık temizleyerek geçimini sürdürürken artık çeşitli sebeplerle bu işe devam edemeyeceği için kendine korsan kitap basan bir yerde basit gibi görünen bir iş ayarlıyor. Babası eve döndüğü zaman mide kaldırmayan olaylar yaşıyor ve babasına gereken cevabı hakettiği şekilde fiziksel olarak fazlasıyla veriyor. Derken mezar taşı bir anda canlanıyor ama tam anlamıyla değil etten kemikten olması gerekirken ağaçtan kağıttan bir halde karşısına çıkıyor. Böylece yeni bir serüven çok değerli bir insan olan Oğuz Atay hayatına giriyor. Buradan yola çıkarak ne cinayetler işleniyor ne hükümler veriliyor... Hayatlarının kesişmesine kitaptaki şekilde devam etmek yerine kendi yorum kısmıma geçiyorum.. Bazı insanlar vardır kavuşmazsa olmaz bir şeyler eksik kalır ya da zaten onlar dünyaya eksik gelmişlerdir tamamlanmadan bu diyardan göç etmemeleri gerekir bu tamamlanma hikayesinin ise yüzlerce hatta binlerce farklı varyasyonu vardır bize ise öylesine naif olanı denk geldi kitabin ana teması ile aynı şekilde Az aslında çoktan daha çoktur. O yüzden çok anlatmak yerine az anlatarak çok anlatmayı tercih ediyorum. Umarım böylesine bir hikaye hayatımıza değme şerefine nail olur...
Felsefe
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
·
20 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Benim gözümde beni sarsan,suratimi yumruklayan,sersemleten tek Türk yazardır Hakan Günday ,yabancılardan da Chuck Palahniuk yapar bana bunu, ellerinize sağlık, benim gözümde Hakan Günday okuyan okurun başka yeri vardır bende, o duygularda aynı sarsıntıyı hissetmek daha yakın hissettirir bana, aynı acıları yaşayan insanların birbirini daha iyi anlayabildiği gibi, bu da öyle birşey...saygılar
Mustafa Faruk Yılmaz
Gönderi Sahibi
Profilinize baktığım anda Hakan Günday aşkınızı farkettim yazıda yazdığım gibi çok şey konuşmak yerine az şekilde çok fazla şey anlatan içinde yatan hislerle anlatımı kuvvetlendiren bir bilinçli okur okurunuza saygım sonsuz.. Biliyorsunuz böyle insanları bulmak olay rastlanır bir durum değil! Derda'nın Derda'ya dediği gibi eğer tesadüf olduğuna inandığını söylersen buradan defolup giderim!
Mustafa Faruk Yılmaz
Gönderi Sahibi
O zaman Kafka'nın bir sözünü suraya iliştiriyorum.. İyi yazılmış bir kitap nasıl olmalı sorusuna verdiği cevap: bir yumruk gibi suratınıza inmelidir oluyor. Bu bağlamda bazen yüzleşmek gerekebiliyor benim gibi merak duygunu geciktirme bir an önce yağmala tüm rafları sayın okurdaşım :)