-“Sözde bizim etimiz volkan kayaları gibi sertmiş. İçinden volkanın o güzelim sıcaklığı da gelmiyormuş. Ama biz yine de, etimiz güneşte konuşabildiği için sevinmeliyiz. Bacaklarımızı saran bir örtü, ayaklarımızı ağırlaştıran ayak kılıfları olmadığı için yaban atları gibi koşturabildiğimize, kafamızdaki örtü düşecek mi diye kaygı çekmediğimize sevinmeliyiz.”