YouTube kitap kanalımda İtalyan Edebiyatı'na başlangıç yapabileceğiniz kitap önerilerimden bahsettim: ytbe.one/nTxrw0TosEg
"Havlamak için yoluna çıkan her köpeği durduracak olursan, hedefine varamazsın." Miguel de Unamuno
Yılmadan sürekli arkasından konuşulan Aeneas. Sırtında yükleri olan Aeneas. Hedefleri uğruna her şeyi göze alan ve yoluna çıkan köpeklere kulak asmayan Aeneas. Sahi kimdir bu Aeneas?
Herkesin içinde bir Aeneas vardır. Ait olduğu yurdundan kovulmuş gibi hisseden ve dışarıda yürüdüğünde aitsiz bakışlarla insanlara bakan bir Aeneas'tır bu. Hedefleri vardır ve bunları gerçekleştirmek için pek çok şeyi göze almıştır. Sırtında taşıdığı yükler vardır. Gelecek kaygısı, vurdumduymaz olamamak, unutamamak, alışamamak, yaşadığı çağın ölesiye bilincinde olmak gibi özellikleriyle tanırız biz Aeneas'ı.
Aeneas'ın hayatta önüne çıkan her şeye dediği 2 cümle vardır:
"Dayanın, direnin.
Daha güzel bir gelecek için çabalayın.
Böyle dedi Aeneas, kaygılı yüzünde umut." (s. 33)
Umutla ve dirençle daha güzel bir gelecek için çabalamak. Dayanmak ve başarısızlıklarına kader deyip geçmemek. Arkasından konuşulanlara aldırmadan hedeflerine dimdik ilerleyebilmek. Denemek, yenilmek ve sürekli bu döngüde hayatını hedeflerine adayabilmek vardır. Boş işlerle ve boş muhabbetlerle uğraşmaz Aeneas.
Sırtında taşıdığı bir yük vardır Aeneas'ın. Destanda bu, babası olarak geçse bile, bizim de hepimizin sırtında taşıdığı çeşitli yükler vardır. Bir de bu yükü taşırken Aeneas'ın önüne çıkan pek çok engel vardır. İnsanlar sürekli arkasından konuşur Aeneas'ın. Yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla eleştirilir hale gelir Aeneas. Bulunduğu çağda anca hedeflerini somut ve görünür sunabildiği kadar var olabilen insanlardan biridir o da sadece. Bunun dışında çoğu kimse inanmaz onun uğraştığı yeni bir ülke kurma arayışlarına...
Sahi yeni bir ülke kurma arayışı nedir? Maruz kaldığımız ülke sadece etrafımızda bulunan ve sınırları karalarla, denizlerle çevrili coğrafi bir ülke midir? Benim ülkem, akıl iklimiyle düşünen ve bireysel çözüm bitki örtüsüyle yeşeren bir coğrafyaya sahiptir. Şehirleri kayıtsız kalınamayan konulardır. Hiçbir zaman dış politikalarla arası iyi olamamış bir ülkedir bu. Çünkü orada meyveler büyür, durmadan elinden geleni yapar Aeneas halkı için. Meyve veren ağacı taşlarlar ya, işte tam da bu sebeple Aeneas'a hasetlenenler de alırlar ellerine taşları ve bir bir taşlamaya başlarlar onun arayışlarını, sırtındaki sorumluluklarını, yeni ülke arayışlarını, ölüler ülkesindeki gezilerini...
Aeneas'ın surlarda savaştığı düşmanlar destanda Aeneas'ın yaptıklarına karşı hasetlenen Rutullar olarak geçer. Fakat aslında Aeneas hasetlerle, egolarla, vurdumduymazlıklarla, apolitiklerle, amaçsızlıklarla savaşır. Bir ok atar, bir kayıtsızlığın kafasını yarar. Kargısını bir fırlatır, amaçsızlıklardan birisi yere düşmüştür. Hatta bazen taşıdığı manevi yük yardımcı olur Aeneas'a, o yüklerden birisinin tanrısallığı hasetlere karşı kalkan olur. İşlemez hiçbir silah Aeneas'a. Çünkü Aeneas'ı destekleyen değerli insanlar vardır.
Yunan ve Roma mitolojisini burada hiç bilinmeyen kelimelerle anlatmak yerine Aeneas'ın bize söylediği çok değerli cümleler var. Dayanmak, direnmek, güzel bir gelecek için çabalamak. Dayananlara, direnenlere ve güzel bir gelecek için çabalayan insanların önüne taşlar koymamak. Kıskançlığın iyisinden örnek alıp Aeneas'ın yükünü azaltmaya çalışmak. Bulunduğu çağın eksiklerine karşı bön bön bakmamak ve yeni ülkeler kurabilmek için gereken enerjiye hep beraber sahip olabilmek. Ne de olsa onun dediği bir şey vardı yine:
"Kesme çabanı, sürdür başladığın işi, çalışmaktan kaçınma."
(s. 84)
Sürdürün başladığınız işleri, kesmeyin çabanızı. Arkanızdan kim ne derse desin, önünüzdeki geleceğin güzel olmasına sebep olabilecek kişi yine ve yegane olarak sizsinizdir. Arkadan konuşulanlar arkada kalır fakat önde daha güzel bir gelecek vardır, çünkü dedikodu ve haset kuru bir laf kalabalığı, karaktersizlik iken, esas karakter koyabilmek, hiç kimsenin yük taşımak için adım atmadığı bir çağda yüklerin hepsini sırtlamak için can atarak koşabilmektir.
Sapla düşünce ve çaba kılıcını onlara Aeneas! Hiçbir zaman kesme çabanı. İn ölüler ülkesine, Hades'in oraya. Unutma artık ölü olan masum insanların silüetlerini. Onlar sana bu yolculukta rehber olacak, aynı Pallas Athena gibi. Onların gölgeleri bile yetecektir sana. Hatta demişti yıkım edebiyatçılarının biri olan Heinrich Böll:
"Yaşayanların ölü olduğuna ve ölülerin yaşadığına inanırım."
İşte, buydu Aeneas'ın rehberi. Ölülerle yaşıyordu Aeneas da. Gücünü Tanrı'dan alan ve yükünü sırtlamış koca yürekli adam. Etrafındaki yaşayanların çoğunun ölü olduğunu anladığı zaman da, öldükten sonra adını ve halkı için yaptıklarını yaşatabilmek için daha çok çaba gösterecek Aeneas. Çünkü, hepimiz kaygılı yüzlerimizde bir umut parçası görmeye hasretiz. Hepimiz bir direnç ve dayanak arıyoruz şu sanal hayatlarımızda. Sanal gerçekliklere attığımız kementler ve ardından onun için köleleşmelerimiz, bizim içimizdeki esas Aeneas arayışını bizden alıyor.
Aeneas'ın dediği tek şey var, dayanmak, direnmek, daha güzel bir gelecek için çabalamak. Biliyor musunuz? Çok da fazla bir şeye ihtiyacımız yok aslında be...