Gönderi

Selam! Bir kitapta okuyup sonra burada paylaştığınız en etkili alıntı hangisiydi? Alıntıları bu iletinin altında paylaşalım mı? Başkasının alıntısı da olur. Güzel cümleler okumaya ihtiyacım var. Hatta bence hepimizin ihtiyacı var.💙 Hem alıntıya bakıp, yeni kitaplar eklemiş oluruz listelerimize.
Edebiyat
··
422 Gösterim
174 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Insan insana nasıl hükmeder, Winston? Winston, biraz düşünüp, 'Acı çektirerek,' dedi." 1984 📖 George Orwell
Yürü! Hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar..
Çok geçmeyecek aradan şöyle diyeceğim; Bulutlar açmadı, mavi gök orada mı?
Konfüçyüs der ki: “ Pek çokları mutluluğu, insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta; ama mutluluk insanın boyu hizasındadır.” Doğru. Yani, ne kadar insan boyu varsa, o kadar da mutluluk vardır. Benim şimdiki mutluluğum budur, ey sevgili öğrencim ve öğretmenim; şimdi boyumun ne olduğu öğrenmek için, huzursuzluk içinde onu yeniden yeniden ölçüyorum. Nikos Kazancakis- Zorba
Kambur "Televizyon, mutluluktan geberen aile bireylerinin suretiyle dolu bir fotoğraf albümüne benziyordu. ...şen şakrak insanlar, mütemadiyen halay çekip çifte telli oynuyor, evlenmek üzere tanışıyor çocuk yapmak üzere zifaf odasına giriyor (bu programda sunucular, kapının ardında bekleyip, içeriden çıkan kanlı çarşafı ekrana tutmaktan, yeni doğan bebeğin adını kulağına üç kere fısıldamaya kadar üstlerine düşen bütün dünürlük vazifelerini ihtimamla yerine getiriyorlardı), pop yıldızı olmak üzere şarkı yarışmalarına katılıyor, ıssız adalarda birbirlerini yiyor, pahalı arabalara binip kalori sorununu sonsuza dek çözen margarinler tüketiyorlardı. Haberler genellikle gayri safi milli hasılanın her şey demek olmadığı, bizim bizden başka dostumuz bulunmadığı, içte ve dışta anbean artan düşmanlara karşı tek yumruk olup kenetlenmemiz gerektiği fikirleri üzerine inşa ediliyordu. Neredeyse günaşırı be herhalde bu yüzden de pek sıradanmış gibi yalapşap verilen suikast ve bombalama havadisleri de her defasında, teröristlerin nasıl ele geçirildiği ve bu şehit cenneti vatanı kimsenin asla bölemeyeceği üzerine yapılan şehvetli bir BaşBüyük konuşmasıyla nihayete eriyordu. Bu kaçıklar kumpanyasına maruz kalmak, suçluluk duygumu, şeker komasına girmiş diyabetikler misali azdırıyordu. Ben içeride kendi karanlığıma mahpustum ama dışarıda da hayat ışıltıyla parlamıyordu. Etrafımı örümcek ağı gibi saran cinnet, cinayet festivalinde nefes alamıyordum. Koca bir dünyayı değiştiremeyeceğim aşikârdı; fakat, " Herkes kendi kalbinin tortusunu süpürse, belki o zaman" deyip, kendi dünyamı değiştirmeye bile çalışmamıştım... Ne yaparsam yapayım, bu dünyayı anonim bir kambur gibi terkedeceğimin gayet farkındaydım."
Reklam
''Hayat nedir ki? Ölümün bekleme odasında bir mola.'' Monte Cristo Kontu, Alexandre Dumas
dostoyevski öyle bir laf etmiş ki, yirmi kere falan sesli şekilde tekrar ettim: “gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.