Kitap üç kısım, on bir ana bölüm, önsöz, sonsöz vd. bilgilerle birlikte 542 sayfadan oluşmaktadır. Yazar, hem yazım süreci hem de kitabı nasıl planladığı hakkında bilgiler de veriyor. Kitabını ancak bu sayfa sayısına kadar düşürebildiğini ve okuyucuların kafasının karışmaması için, grafik, analiz, denklem ve istatistiki bilgilere yer vermediğini de anlatıyor. Bireysel ve ulusal krizler nedir? Diyerek önce bazı açıklamalarda bulunuyor. Bireysel krizler anlatıldıktan sonra esas konu olan ulusların krizleri anlatılıyor.
Jared Diamond, Yükseliş adıyla Türkçeye tercüme edilen kitabında, krizleri anlatırken tek bir devlet ya da sistem yerine karşılaştırmalı bir yapı içinde durumu anlatıyor. Peki, nelerden bahsediyor: Finlandiya, Japonya, Şili, Endonezya, Almanya, Avustralya anlatıldıktan sonra 'gelecek krizlerden'den de bahsediyor.
Yazar burada 'hikayesini' anlattığı ülkeleri tanıyor (ABD'yi ise 'gelecek krizler' başlığında inceliyor). Biri hariç diğer altı ülkenin dilini de konuşabiliyor; oralarda yaşadığı için elde ettiği veriler ile genel verilerin de karşılaştırmasını yapıyor. Bu seçilen ülkeler ve kıyaslamalar, yazarın hem yaşanmışlıkları hem de elde ettiği veriler doğrultusunda öznel düşünceleri olduğu unutulmasın. Yazar bu devletlerin yaşadığı krizleri ve bunlardan kurtulmak için yapılan uğraşları ve ileriye dönük düşüncelerini de anlatıyor. Bunu da 'Krizdeki Uluslar için Dönüm Noktaları' alt başlığı ile veriyor.
Finlandiya'nın Birinci ve İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında yaşadığı zorluklardan bahsettikten sonra, Fin dilinin Hint-Avrupa dil grubu içinde olmamasından kaynaklı farklılığa değinir. Buradan hareketle Fin dilinin zorluğu ve kendisinin öğrenmede yaşadığı zorlukları da örneklerle anlatıyor. Finlandiya'nın 2.Dünya Savaşında Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmesi ve Fin halkının hem işgal öncesi hem de sonrasında yaptığı direniş hakkında da bilgiler veriyor. Şu anki siyasi ve ekonomik başarının altında yatan etkenleri de yorumluyor. Bu doğrultuda geçmişteki 'ince çizgi (s.130)' siyasetinin meyvelerinin hala hasat edildiğinden bahsediyor. Amerika ile bol kıyaslama yapıyor. Özellikle herkese empoze edilen Amerikan eğitim sistemine karşı, Finlandiya'nın başarısından bahsediyor (Ayrıca Eğitimde Finlandiya Modeli kitabına bakılabilir). Finlandiya bölümü anlatılırken 105.sayfada yazarın 1959 yılında gittiği Finlandiya'da yaşayan insanlarla, bugünden geçmişe bakarak o zaman sorduğu soruların anlamsızlığı ve mantıksızlığını kendi kendine eleştiri olarak da belirtiyor. Buradan hareketle Türkiye'den bir yazar/tarihçide 'niçin Finlandiya o kadar tehdide karşı 'ince çizgi' politikasını sürdürürken, biz niçin SSCB tehdidine karşı (ki, bu da son yıllarda yapılan araştırmalar tartışılır hale geldi.) Amerika blokunda yer aldık'. Sovyetleri Birliği tehdidi altındaki Finlandiya ve Türkiye'yi benzer kılan noktalar neler? Biri tehdide direnip bağımsız hareket ederken, diğeri neden tehdide boyun eğer? Bu kısmı okurken aklıma takılan bazı sorular. Ama bu konu üzerinde yapılan bir araştırma var mı bilmiyorum? Ayrıca Türkiye - Finlandiya İlişkileri kitabına da bakılabilir. Kısaca, Finlandiya'yı siyasi, ekonomik kalkınmaya götüren yolun üzerindeki başarıya dem vuruyor.
Finlandiya, Japonya, Şili, Endonezya vd.ni ortak noktada buluşturan, yazarın bu ülkeler de bulunması. Genelde belli bir dönemden hareket edilerek bu ülkelerde bulunduğu zaman içinde yaşadıkları, duydukları ve öğrendikleriyle daha sonra o ülkeleri ziyaret ettiğinde karşılaştığı farklardan bahsediyor.
Finlandiya, Şili, Endonezya hakkında bilgi sahibi oldum. Ayrıca anlattığı bilgileri okurken kendimce Türkiye kıyaslaması da yaptım. Ne kadar da çok (bazı olaylarda ) benzerlik olduğunu da bu sayede gördüm. Hepsi kendi içinde düşündürücü nitelikte çalışma. Yazarda, anılar eşliğinde şimdiki ve geçmiş zaman içinde gelip gidiyor. Okuyucuyu salt istatistiki bilgi ya da ağır bir dil kullanarak da yormuyor.
Finlandiya, Şili, Endonezya, Japonya, Avustralya hakkında belki de ilk defa duyacağınız bilgiler de aktarıyor. Bu ülkelerin tarihini anlatmıyor. Sadece belli bir dönemde yaşanan ve geleceğe taşınan kırılma anlarının fotoğraflarını çekiyor. Bana biraz Stefan Zweig'in İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar (#27623852) kitabında bahsettiği o kırılma anları gibi geldi. Bu ülkelerde yaşanan sıkıntıların kaynaklarını da dillendiriyor. Bu anlatımı da sade bir dil kullanarak yapıyor.
Hem çeşitli kaynaklardan aldığı bilgileri derleyip okuyucuya aktarırken hem de o ülkelerde yaşarken edindiği bilgileri (akrabalık bağıyla ortaya çıkan, çevreden edindiği) kendi görüşleriyle birlikte aktarıyor. O yüzden anlatım akıcı, yormuyor, kasmıyor. Ama konuya odaklanarak içindekilere dikkat kesilmek gerekir.
Jared Diamond, geleceğe yönelik düşüncelerini de aynı şekilde o kırılma anlarının yansıması olarak görüyor. Ayrıca özelde Japonya ve ABD'nin geleceği hakkında da bilgiler veriyor. Japonya için özellikle nüfus artış hızının sıfıra doğru gelmesi uzun vadede kendini ekonomik, siyasal olarak çeviremeyecek bir durumla karşı karşıya bırakacağını düşünürken, ABD'nin ise Japonya'nın tersine coğrafi üstünlüğünü (yüksek verimli tarım arazilerine sahipken Japonya tarım arazi fakiridir) ön planda tutuyor.
Finlandiya, Şili, Endonezya, Avustralya hakkında 'dipnot' bilgiler edinmenizi sağlayıp başka kitaplar okumanıza kılavuzluk edebilecek kitabı tavsiye ederim. Bu kitap herkese hitap etmiyor. Özellikle tarih, siyaset ve sosyoloji alanında okuyanlara fayda sağlayabilir.
Türkçe yayımla ilgili bir şey söylemek gerekirse: Bu güzel kitabı bize ulaştırdıkları için hem yayınevi hem de çevirmenin de eline sağlık. Ancak şunu da söylemeden geçmek istemedim. Kitapta hiç 'çevirenin notu -çn-' görmedim. Belki bu şekilde olmasını bazı okurlar sevebilir ama (bu ama her şeyi değiştiriyor :) ) bu tür kitaplarda -çn- olması gerekir diye düşünüyorum. Anlatılan bir aşk hikayesi ya da serüven roman değil ki! Yazarın bahsettiği, kendi toplumunda bilinen kelime, kavramlar, benzetmeler ya da ABD özelinde bahsettiği 'yön' olayı tercüme eden kişi tarafından 'bilgi notu' olarak alt kısımda verilebilir.
Bu kitabı 18 - 23 Kasım 2019 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 26 Şubat 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir.
Finlandiya hakkında bilgi sahibi olmak için faydalı bir kitap. Finlandiya Günümüzde Nato ya katılma iradesini ortaya koysa da geçmişte Rusya - Finlandiya münasebetleri açısından okunmaya değer. Tavsiye ederim