Times dergisi tarafından dünyanın en iyi romanı seçilmiş bir eser olan Anna Karenina , Tolstoy'un kalemiyle adeta hayat bulan o eşsiz cümleyle başlıyor :
"Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."
Efsaneye göre Tolstoy, kitabı yazarken çeşitli sıkıntılar yaşar ve yazmaya ara vermek zorunda kalır sonrasında toparlanıp kendini çalışma odasına kapatır, günlerce inzivaya çekilir harıl harıl yazar. Evin hizmetçisi yemeklerini kapıya bırakır . Günler böyle sürerken bir sabah eşi dayanamaz ve çalışma odasına girer .Karşılaştığı manzara karşısında adeta donup kalır .Kocası halının üzerinde cenin pozisyonunda yatmakta ve sayıklar şekilde sadece şu cümleyi tekrarlamaktadır:
"Anna Karenina öldü ."
Yazılma hikayesi bile böyleyken 1062 sayfalık bu devasa serüven kim bilir ne etkileyici hayat hikayelerine yer vermiştir siz düşünün .
Ben eseri Iş Bankası Kültür yayınlarının Hasan Ali Yücel serisinden okudum ,çevirisi de gayet başarılıydı,memnun kaldım.
Spoiler vermemek adına içerikten çok bahsetmek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim Halit Ziya, Aşk-ı Memnu romanını yazarken Anna Karenina'dan sağlam kopyala yapıştır yapmış.
Son olarak böyle bir eserin sinemaya uyarlanma denemeleri maalesef başarısız olmuş . Iyi bir yönetmenin elinde Oscar'lık bir film, Netfiliks'lik bir dizi olur kanımca .
Icinde bulunduğumuz Karantina günlerinde sizlere keyifli okumalar dilerim...:) Lev TolstoyAnna Karenina