YouTube kitap kanalımda Sümeyye Koç'u ve Hercai kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/2Ia6xxuNANg
Belaya hazır olun, hem de çifte belaya,
Dünyayı yozlaşmaktan korumak
Ben de otobüste hiç rastlamadım ama,etrafımda ki herkes dizisini izliyodu valla...Miran gibi erkeklerden çekiyo zaten kadınlar ama Stockholm sendromuna tutulmuş gibi herkes Miran sevdalısı.
Elif Öykünüzü okudum belki hemen alttaki yorumdaki öyküyü okumak isteyen arkadaşlar olursa diye ayrıca bir yorum olarak yazıyorum.
"Büyük bir şehirde insanların arasına karışıp, kalabalığın içerisine girip kayboluyorsun ve yüzleşme vaktini gece yatağa yatana kadar ertelemiş oluyorsun." Bu kısımları ve devamını oldukça sevdim. Bir de Nietzsche okuyan bir anne bana çok ütopik geldi ama neden olmasın, belki kızı için Tanrısal bir kutsallık taşıyan bir annenin sonu, Nietzsche'nin "Tanrı öldü" demesiyle birlikte bu alıntıyla bağdaşmış bile olabilir sanki.
Sadece demek istediğim, öykünüz bir romanın bir kesiti gibi. Cortazar'ın da dediği gibi, öykü okurunu nakavt etmeli bence. Biz bu öyküde annenin sonunu biraz rahat tahmin edebiliyoruz gibi duruyor. Zaten o son kaçınılmaz olarak gelecekmiş gibi önümüzde adeta dikiliyor. Belki o mektup Aynur ile Kübra en sonda orada bulunurken Kübra'nın tesadüfen bir çantanın içinde bulduğu bir mektup olup daha çok Kübra'nın beklenmediğiyle karşılaşarak annenin sonuna bizi öyle ulaştırabilirdi.
Bence öykünüzün giriş-gelişme bölümleri gayet iyi, sadece sonuç bölümünü biraz daha şaşırtıcı ve beklenmedik hale getirerek daha etkili öyküler yazabilirsiniz, lütfen yazmaya devam edin...