Batı=İlerici Denklemi
Sanılıyor ki, "geriliğin" nedeni İslam kültürüdür. Ve daha genel olarak da, Doğu kültürüdür. Bu ilkel mantığa göre, Doğu kültüründen kurtulmak (bunun nasıl gerçekleşeceği de tartışılmadan) "gerilikten" kurtulmakla özdeştir!... Eğer öyle olsaydı, geri kalmışlık sadece Müslüman ülkeler için söz konusu olurdu. O zaman Latin Amerika'nın, Afrika ve Asya'nın birçok ülkesinin geri kalmışlığını anlamak zorlaşırdı!... Şüphesiz Doğu kültürünün en katıksız biçimine sahip Japonya'nın da nasıl olup da bugün emperyalistler hiyerarşisinde ön sıralarda bir ekonomik güç haline geldiğini açıklamak daha da zorlaşırdı!... Aydınlar, farkında olmayarak da olsa (ki farkında olmaları da fazla önemli değildir), Batı kapitalizminin sözcülüğünü yapmışlardır. Yanlış sorulan soruya doğru cevap verilebilir mi? Oysa geriliğin gerçek nedenini kapitalist yayılma ve emperyalist sömürüde ve biçimlendirmede (biçimsizleştirmede) aramak gerekiyordu. Nitekim, Batı kapitalizminin etkisi altına girmeden önce Doğu halkları ve diğer yarımküredekiler "geri" değil, farklıydılar. Azgelişmiş asla değildiler.
Sayfa 160 - Özgür Üniversite·Kitabı okudu
Tarih
·
33 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
cehaletimi hoşgörün lütfen, İslam dünyasından çıkan, bizzat Kur'an ve İslam doktrinlerinden beslenen (çünkü İslam'a göre tek esas Allah kelamı olan Kurandır) bilim adamlarını (kaşif yada mucit değil) sayabilir misiniz ? coğrafyadan bahsetmiyorum sırtını İslam anlayışına, ayet ve iman esasına dayayarak dünyada söz sahibi olmuş, özgün bir bakış açısıyla çığır açmış bilim adamları sayısı. Memun'dan sonraki 900-1200 arası altın dönemde bile İslam bilim ve felsefesi Arapların ve Kuran kelamının değil İran, Suriye ve Yahudilerin uğraşısıydı. Araplar sadece İslam İlahiyatı ile meşguldü. Mutezileciliği bile toprağa gömdüler. Razi, Kındi, Farabi, İbni Sina Sünni Müslümanlar tarafından çoktan aforoz edilmişti bile, İbni Sinanın İslam anlayışıyla tek alakası İslam coğrafyasında doğmuş olmasıdır örneğin. İslam bilgini dediğin adamlar İslam'a göre fasık, müşrik veya münafık olarak nitelendirilir. İslam asla geri kalmamıştır derken yani böyle bir ahmaklığa nasıl sahip olunur, nasıl bu kadar kör olunur ? 11.yy'da bile İslam dünyasındaki astronomi ve matematikle uğraşan bilginlerin görevi camilerde zaman tutma ve takvim hazırlama üzerine kurulmuştu, bu yüzden dini tehdit edebilecek yeni fikirler HİÇBİR ZAMAN gelişmedi. Geri kalmışlığın nedeni İslam Kültürü'nün bizzat göbeğidir, dinin kendisidir, imandır, ayet ve insan anlayışıdır. Kuranda aynı dine mensup değilse kardeşin bile senin düşmanındır. Koskoca bir Gazali örneği, Kuran ayetleri, hadisler varken bunları tartışmak bile abestir. İslam anlayışı değişmekte olan bir dünyada, hiç değişmeyen vahiylerle zaten ölü doğmuştur, bunun aksini idda etmek ya bilgisizlik ya da onu çarpıtmaktır. Biraz deşin bu medeni ve ileri tarihin kökenlerini; miras, kadın paylaşımı, devşirme bir tanrı tefekkürü, savaş ganimetleri, kan dökme gibi son derece ilkel ve geri konularda sayfalarca yazılar varken medeniyet, bireysel özgürleşme, uygarlık ve ütopya, teknoloji ve iktidar, yüksek bilinçlerin ideal toplum yapıları, cinsiyet rollerinin dayatmacılığının yeniden ele alınışı gibi insan zihnini uzunca meşgul eden sosyo kültürel, varoluşsal ve materyal konular üzerine tek bir şey bulamazsınız. Ayrıca Osman sonrası İslam Kültürü nasıl yayıldı ? Kılıçla ve Kanla, en ilkel sömürü türüyle. (Din yalnızca Allah'ın oluncaya kadar savaşın / enfal 39) Kuteybe'nin, Yezit bin Muhalleb'in neler yaptığını biliyoruz. Mezoamerika'nın katolikleştirilmesinden hiçbir farkı yok. Bir de Doğu Kültürü'nü Sami devşirmesi İslam Kültürüyle bir tutma cehaleti var oraya girmeyeyim.
Hasan Suphi
Gönderi Sahibi
Gerçekten sosyal bilim algınız farklı, tarihi çok naif bir yorumlama şekliniz var, M. Kemal hakkında yazdıklarınız da o yüzden şimdi daha anlaşılır oluyor, halk salak adam geldi düzeltti söylemi ya da sadece peygamberin işine yarayan din söylemi ancak böyle bir arka-planla söylenir. İslamiyet bir yere uygun olduğu için yayılmıyor, zaten yayıldığı topluma göre biçim değiştiriyor, esniyor. Zaten içinden çıktığı toplumdan binlerce öğe taşıyor, bunları biliyorsunuzdur, cennet algısından tutun da Tanrı isimlerine, kültürel adetlere kadar. Ancak bir Arabistan Müslümanı ile Türkiye Müslümanı arasında tonlarca fark var. Burada Şamanizmden kalan onca kalıntı hala insanlar arasında İslami inanca ait sanılıyor, İslam algılarının içerisinde tonlarca Türkleri övücü, milliyetçi söylem yerleştirilmiş ve dönemine göre dikkat edilen ayet ve hadisler sürekli değişiyor, sekülerleşen dünya ile birlikte buradaki temel İslami referanslar bile görmezden geliniyor. Bölgesine göre Hristiyanlığa paganlardan, heterodokslardan bilerce öğe geçti, yüzlerce eklektik yaklaşım var dünyanın her yerinde. Sizin sandığınız gibi kimse dini, sadece kitap ve peygamber referanslı yaşamıyor, yaşasa dahi çağa ve topluluğa göre tonlarca farklı yorum çıkıyor. Din sadece bir yönetim aracı değil aynı zamanda yaşamı anlamlandırma yoludur da; din açıklamaz, bilim anlamlandırmaz. Bir bilim insanı dahi yaşamı sadece bilim üzerine oturtamaz, onlarca farklı yaklaşım, toplumsal kavrayış ve ön-kabul geliştirir gündelik yaşamında. Bugün Türkiye'ye bakın, sizce sadece İslam dini mi var engel, bakın ben kaç gündür Kemalizmi din gibi benimseyen, onun söylemlerinin dışına çıkmayı günah kabul eden insanlarla boğuşuyorum, üstelik bu insanlar kendilerini her şeyden münezzeh buluyor. Sadece onlar da değil memleketin çoğu komünistinden liberaline kadar herkesin düşüncesi din gibi yaşayıp diğerini yok etmekle uğraşıyor. Evet, İslami birçok söylem çağ-dışıdır, özgür düşüncenin önünde engeldir, gelişmeye terstir ama tarihin birçok toplumunda gelişim seviyesine bağlı olarak bunlar dikkate alınmamış, tonlarca revizyona gidilmiştir. Endülüs İslam'ına bir bakın ya da sadece Fatih'in bile kendisince oluşturduğu İslam algısı içerisinde İslam'a uymayan tonlarca şey sayılır. Yani sandığınız gibi kitap ve peygamber öyle tüm yaşamı belirlemiyor, toplumun içeriğine göre biçim alıyor, şekil değiştiriyor. Çıkarlar ilişkisine ters düşmeyen kısımlar aynen kalıyor ancak üretim ilişkilerinin dönüşümü ile din de dönüşüyor. Zaten bunu beceremezse çoktan yok olup giderdi, Budizmin karşısında Brahmanizmin yok olup gitmesi gibi. Ben güçlü bir dinsel gelenekten gelip ateist olmuş birisiyim. İbn-i Sina'yı ya da Farabi'yi İslam'dan koptuğu için zeki olarak gösterdiniz ben de onlar kendisini İslam dairesi içerisinde görüyordu, zaten bu yüzden sizin zannettiğiniz gibi yekpare bir din yok dedim. Arap yok dediniz, ilk aklıma gelen örneği verdim. Kuran'ın anlama, yoruma açık olması zaten dönüşümünü sağlayan şeydir. Size göre İslam'ın farklı toplumlarda biçim değiştirmesinin sebebi toplumsal ilişkiler değil, insanların yerine göre yanlış anlaması. Sizin algınıza göre insanlar kurallara tümden bağlı, kitaba göre şekil alan yapılar; sadece düşüncelerin de toplulukları değiştirdiğini sanıyorsunuz. Bu çok kadük bir tarih anlayışı ve dinin ya da düşüncenin, nihayetinde soyut olanın dizayn edici gücüne çok yüksek bir pay biçme. Ayrıca İslam içerisinde çıkan onlarca farklı fraksiyonu, akımı, tarihsel hareketi izah etme gücünden yoksun. İslam'dan uzaklaştı ilericileşti, İslam'a yakınlaştı gericileşti de daha önce uyardığım dikotomilerden, işler sandığınız kadar basit değil.
Batı bugün gerilemekte olan bir dünya gücü ama bunu söyleyen ve görenler gerçekten ileri görüşlü insanlar bir güç asla sürekli zirvede kalamaz tarihte bu hep böyle olmuştur . İleri gitmek gelişmek, medeni olmak bugünün batısıyla özdeşleştirilebilecek olgular değil insanlık tarihi var olduğundan beri var. Tarih bir bütündür.
offf kafalar ne kadar güzel : D 1000 yıldır süren İslam geriliğini kapitalizme, sömürüye bağlamalar, Latin Amerikayla, Japonyayla kıyaslamalar aman aman, okudukça keyifleniyor insan ((((:
Hasan Suphi
Gönderi Sahibi
Size hayat ne kolay, birkaç tane dikotomi bulmuşsunuz, onunla tüm dünyayı açıklıyorsunuz. 1000 yıldır süren İslam geriliği ne demek, İslam coğrafyasından çıkan onlarca bilim insanı, düşünürü de buna dahil ediyor musunuz? Yoksa Batı şu an Hristiyan ilericiliğini mi yaşıyor ya da siz Batıyı komple ateist mi zannediyorsunuz? Hiç ilgilenmediğiniz belli ama sosyal bilim diye bir alan var, bunu okuyan insanlar da genelde halk salak, din geri, ateizm ileri gibi basit düşünceler üzerinden dünyayı açıklamaya çalışmazlar. Her toplumun din anlayışı o toplumun üretim ilişkilerinin, dünya kavrayışının tezahürüdür. Toplumlar dönüştükçe dini algıları da dönüşür; Kapitalizm-Protestanlık bunun en güzel örneğidir. Bu anlamda ortamlarda böylesine cahil düşmemek adına Tayfun Atay'ın Din Hayattan Çıkar kitabına bakılabilir mesela. Ama ne gerek var argümanları tartışmaya; halk salak, İslam geri, kafalar güzel, böyle devam...