9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 12:21
Albert Camus Kendi düşüncemin aynısı bir görüş edinmişsin kendine. Senin düşüncelerinde kendimi buldum. Hepimizin hayatı az çok birbirine benziyor. Doğuyoruz, büyüyoruz, okula gidiyoruz, işe gidiyoruz, evleniyoruz, yaşlanıyoruz ve ölüyoruz. Bu döngü içerisinde hayatına anlam katabilen kişi sayısı çok az. Sisifos’un cezası da aynı bu şekildeydi. Taşı tepeye ittir, taş aşağı yuvarlansın sonra tekrar tepeye ittir ve taş yine aşağı yuvarlansın. Böyle sonsuza kadar devam eden bu döngüdür Sisifos’un cezası. Sisifos Söyleni kitabının Yabancı ile benzerliği buradan geliyor. Yabancı, roman türünde bir kitap; Sisifos Söyleni ise Yabancı’nın düşüncelerini açıklayan deneme türünde bir kitap. Bu yüzden önce Sisifos Söyleni, akabinde Yabancı okunmalı. Uzun bir pazar günü daha geçip gitti, anne şimdi toprağın altında yatıyor, ben işime döneceğim, sonuç olarak değişen hiçbir şey yok, diye geçirdim içimden. (Sayfa 28) Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez mi, diye sordu. Ben de insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu, buradaki hayatımdan hiç şikâyetçi olmadığımı söyledim. (Sayfa 44) Şimdiye kadar böyle yaşamıştım, başka türlü de yaşayabilirdim. Şunu yapmıştım, bunu yapmamıştım. Bir şeyi yapmamıştım, başka bir şeyi yapmıştım. Ne fark ederdi? (Sayfa 108) Bundan sonrası kitabın içeriğiyle alakalıdır. Ana karakterimiz Meursault’un ve kitabın ilk cümlesi “Bugün anne öldü.” Meursault, annesinin öldüğüne dair bakımevinden bir telgraf alır ve iş yerinden iki günlük izin alıp cenazeye gider. Perşembeden gittiği için evine döndüğünde iki gün daha izinli olduğunu fark eder. Bu iki günü denize giderek ve geceyi de bir kadınla ilişkiye girerek geçirir. Sanki annesi değil de herhangi biri ölmüş gibi normal hayatına devam ediyor Meursault. Komşusu Raymond ile arkadaşlık eder Meursault. Ancak onun için arkadaş olmaları bir anlam ifade etmiyor. Aynı Marie ile olan ilişkisi gibi. Akşam Marie beni almaya geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. Benim için fark etmediğini, o isterse evlenebileceğimizi söyledim. Bunun üzerine onu sevip sevmediğimi sordu. Daha önce yanıtladığım gibi, bunun bir anlam ifade etmediğini ama sevdiğimi sanmadığımı söyledim. Sonra yine konuştu. Aynı biçimde bağlı olduğum başka bir kadından aynı teklif gelse kabul eder miydim, bir tek bunu öğrenmek istiyordu. "Elbette," diye karşılık verdim. (Sayfa 44) Raymond bir kadına bulaşmış, bu kadın onun parasını yemiştir. Bunu anlayan Raymond kadını dövmüş ancak kadının Arap kardeşiyle de kavga etmiştir. Raymond, Meursault’u arkadaşı Masson’un yazlığına davet eder. Ancak oraya giderlerken Araplar onları takip etmişlerdir. Kumsalda kavga çıkar ve Meursault bir şey olursa kullanırım amacıyla Raymond’un silahını alır. Sonra başka bir zaman Meursault kumsalda tek başına dolaşırken o Arap'ı görür ve belindeki silahıyla nedendir bilinmez onu öldürür. Meursault tutuklanır ve karar verilene kadar 11 ay hapis yatar. Mahkemeye çıkan Meursault’a idam cezası verilir ve kitap o şekilde biter. Bu olayları sanki normal bir şeymiş gibi yaşıyor Meursault. Herkese keyifli okumalar...
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,5bin okunma
··
17 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Biraz once baska gonderide de yaptigim yorumda belirttigim gibi, kitabin ilk cumlesi cok etkilemis ve onun uzerine kitabi almistim, okumadan once de ilk cumle eger boyleyse kim bilir nasil bir kitap beni bekliyor diye de kendi kendime senaryolar yazmistim. Okudugumdaysa ilk cumlenin karakter uzerinde hic etkisinin olmamasi, annesine karsi soguk dusunceleri bu defa da nasil bir insan annesine bu kadar umursamaz sekilde davranir diye dusundurtmustu. Kitabin sonundaysa mahkeme kismi olaylari tam bagladi, paylasim icin tesekkur ederim 📚📚📚
Kartal Han Yılmaz
Gönderi Sahibi
Rica ederim. Evet Meursault'un annesine olan hissettikleri tüm kitabı okuyanları üzmüştür belki. Ancak hayat devam ediyor ve o kadar umursamaz olmasakta unutuyoruz. Bir de şöyle bir durum var ki Meursault'un annesiyle olan ilişkisi kitabın ismi gibi yabancılaşmış. O yüzden de çok etkilenmiyor öldüğünde.