savaşa tanıklık edenlerin tamamı, ka-
zanan taraftakiler de, savaşın gidişatına
göre sonuçta kaybetmiş olsalar da bir
dönemin kazananları olmuş olanlar da:
Tamamı, zaferlerden değil, yaşanan in-
sanlık dramlarından söz ediyor
2
Einstein ricacı oluyor, Ya-
hudi akademisyenler için. Philip Schwartz uğraşıyor;
Hirsch, Reuter, Dessauer, Hindemith, Nissen, Frank,
Reichenbach… niceleri gelip 10-15 yıllık Cumhuriyet’in
bilimsel yolculuğunu hızlandırıyor.
7
Cumhuriyet’in Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip,
“İstanbul’un 1453’deki fethinde kaçan Bizanslı bilim
insanlarının Avrupa’da Rönesans’ı başlattığı”na atıf
yapıyor; “Bu Yahudi akademisyen göçü de bizim Rö
-
nesans’ımız” demeye getiriyor.
7
Yumurta da gidiyor İstanbul’dan Pire’ye. Sandık san-
dık. Türk hükümeti yeniden yüklemek için sandıkları
geri istiyor. Gelen cevapta deniyor ki, “O sandıkları iade
etmesek olur mu? Yumurta sandıklarından, sokaktaki
cesetlere tabut yapıyoruz!”
9
Struma da var, Kurtuluş
da; bu denizlerde, limanlarda.
10
Anne ya da babaysanız, esas hikâyenin çocuklarınız
olduğunu bilebilirsiniz zaten.
10
Savaş sonrasının yokluk yıllarında, savaş yüzünden
yerlerinden olan milyonlarca mülteciye karşı düşmanlık
vardı, çünkü doyurulacak boğaz olarak görülüyorlardı.
58
“Mültecİ olduĞumuz İçİn bize karşı
ayrımcılık yapıyorlardı, küfür ediyorlardı…
Dokuz yaşındaydım, savaş benim suçum değildi.”
59
“Biz kadınlar birbirimizi ya da kendimizi desteklemiyoruz. Kıskançlık, bencillik ve rekabet unsuru
hep var.”
81
İspanya, yürüt-
me organlarında
en yüksek kadın
oranına –yüzde
67– sahipken, onu
hemen ardından
yüzde 61 ile Finlan-
diya takip ediyor.
82
Asıl sorun şu ki yasalar,
haklar ve yaptırımlar olmasına rağmen yasalara
uyulmasını sağlayacak bir mekanizma yok ve bu
nedenle her şey bir laf kalabalığından ibaret; hiç-
biri gerçek değil,”
86