...:
Ne yazık ki, defterimin dörtte birini bile dolduramadık: Babam,
bu işe koyulduğumuzdan birkaç hafta sonra, uykusunda (onun çok
kullandığı bir deyimle), "ruhunu teslim" etti.
Ölümüne değin hemen her akşam birkaç parça yazdırmıştı.
B unların hangi yazarlara, hangi kitaplara ait olduğunu bilmiyorum.
Belleği, babamı ne kadar yanılttı? Bana yazdırdıklarına kendinden
neler kattı? Ne kadarını uydurdu? Hiçbirini bilmiyorum.
Aradan geçen otuz yılı aşan bir süre sonra, bu parçaların, bir gün,
yazar oğlu tarafından yayımlanmasını ister miydi? Doğrusu, bu
sorunun yanıtını da bilmiyorum.
İnsan yalnız yaptıklarıyla değil
yapmadıklarıyla da insandır
İnsanları sevmek değil.
İnsanı sevmek.
Doğru olan budur.
Körlük dönemimde anladım.
Hayvanları seven, insanları da sever, derler.
Yalan.
Bazı hayvanlar sevilir.
Ve bazı insanlar.
"Yaşamak isteyen kim? dedi teyzem. Ama ölmek de istemiyorum."
"Korkuyor musun?" dedim gülümseyerek.
"Evet, dedi. Sevdiklerime kavuşmaktan korkuyorum.
“Göz yeterli değildir. Düşünmek gerek. Çünkü resim sevilmek ,hoşa gitmek için değil, algılanmak için yapılır .”
Çok şükür görmüyor gözlerim.
Ya kör olmayıp da
göremiyor olsaydım.