Muhtelif Evhamlar Kitabı Üzerine
7/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 21:33
Edebiyata ilgi duyan her okur gibi ben de diğer okurların kitaplar üzerine yaptıkları yorumları dikkate alıyorum ve fikirlerini önemsediğim okurların önerilerine göz atmaya özellikle gayret ediyorum. Henüz çok geniş bir kitap kültürüne ve okuma birikimine sahip olmadığım için genel anlamda kabul görmüş eserleri okumayı tercih ediyorum genellikle. Ancak, Ömür İklim Demir’in bu öykü kitabının adını sıklıkla duydum ve kitabı, adının da etkisiyle sanıyorum ki, okumaya karar verdim. “Evham” sözcüğü dilimize Arapça’dan geçmiş. Türkçe karşılığını “kuruntu” olarak gösterebiliriz bu sözcüğün. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, yanlış ve yersiz düşünce olarak tanımlanıyor evham kelimesinin anlamı. Kitapta bulunan on öykünün (öykü sayılarını sekiz olarak değerlendirmek de mümkün, çünkü ilk üç öykü aynı kurgu üzerine yazılmış ilişik öyküler) tamamı da bir sebepten ötürü yarım kalmış, dilendiğince tamamlanamamış hayatları; bir takım talihsizliklerden dolayı farklı yöne evrilmiş yaşamları konu alıyor. Şahsen ben, kitabı okurken zaman zaman “muhtelif evhamlar” hissettim kendi içimde, “ya gerçek olursa?” diye sordum kendime. Ömür İklim Demir de benzer hisleri uyandırmak istemiş olacak ki kitabının adını Muhtelif Evhamlar Kitabı olarak seçmiş. Kitabın adının, içinde bulunan öykülerin tümünü kapsayan anlamlı bir tercih olduğunu düşünüyorum bu sebeple. Kitabın ilk üç öyküsünde; eşi birkaç yıl önce ölmüş bir kadını, gençlik yıllarında ciddi sıkıntılar yaşamış bir erkeği ve gündelik hayatın sıradanlıklarından bunalmış bir diğer erkeği görüyoruz. Bu üç yalnız insanın kesişen hayatlarına, daha doğrusu kesişemeyen hayatlarına uzanıyor bu öyküler. Öykülerde 1995 yılında Opera Pastanesi’nde gerçekleşen patlamaya da yer verilmiş. İkinci hikayenin başında bir alıntısına yer verilen Onat Kutlar’ın, Opera Pastanesi’ndeki patlamada hayatını kaybettiğini göz önüne aldığımız zaman hikayenin etkisi biraz daha büyüyor. Kitaptaki öyküler arasında en sevdiğim öykülerden oldu bu üç öykü. Kitaptaki dördüncü öykü, Sonsuz Rasim Abiler Diyarı, eşinden boşandıktan sonra dibe vuran bir adamın hayatına odaklanıyor. Bu hikayedeki kağıt toplayıcı Rasim Abi’yle, kitabın altıncı ve benim en beğendiğim öyküsü olan Kartela’da bir kez daha karşılaşıyoruz. Ömür İklim Demir kurguladığı karakterlere zaman zaman birden fazla hikayede yer vermiş, bu da kitabın bir bütün olarak görüntüsüne büyük katkı sağlamış diye düşünüyorum. Kartela’ya geri dönecek olursak; bu mecrada okuduğum incelemelerden birinde bu öykü için, daha çok fiziksel duyulara odaklandığı vurgulanmış. Öyküyü okurken bu durumu net olarak hissedebiliyoruz. Ojeler, vişneçürükleri, parfüm kokuları... Belki de bu üsluptan dolayı çok daha diri bir zihinle okudum Kartela’yı. Öykünün sonu da beni epeyce şaşırttı doğrusu. Kitabın insanı üzüntüye teslim ederek bitmeyen tek öyküsüydü Kartela... Kitabın yedinci öyküsü olan Saraylı’nın Üç Ölümü, benim en az keyif aldığım öykü oldu. Doğruyu söylemek gerekirse kurgusunu çok güçlü bulmadım. Ancak öykünün bende uyandırdığı hissiyat, kitabın bütününü destekler şekildeydi. Sekizinci öykü olan “İki Oda, Bir Salon, Yarım Hayat”da ise, hayatları bir sebepten ötürü yolunda gitmemiş karakterlerimizin görüntüsüne bir de fiziksel bir kusur eklenmiş. Bir patlamayla sona eren hayatlar, aile ilişkileri yolunda gitmediği için dibe vuranlar, rutinleşmiş sıkıcı hayatların ortasında aniden dank eden eski, huzursuzluk veren mutlu anılar, daha hayatı tanıyamadan yaşanılan talihsizlikler sebebiyle kaybolan yaşamlar, yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğu için kaybedilen sağlıklar, köpekleri öldüren bisikletler, ailevi sebeplerden ötürü bozulmuş psikolojiler... İşte resmedilen öyküler bunlardır Muhtelif Evhamlar Kitabı’nda. Bütün bunlar insanın içinde evham uyandırmak için yeterlidir çünkü kimse bir talihsizlik yaşayıp hayatının kontrolünü kaybetmeyeceğini iddia edemez. Bazen büyük acılar için küçük tesadüfler yetiyor da artıyor ne yazık ki... Romandaki tüm anlatılanları ortak bir sonuca bağlama zorunluluğu, romandan çok daha kısa olan öykülerde çok daha kolay sağlanabiliyor. Bu durum birbirinden bağımsız öyküler için kesinlikle böyle ancak bir öykü kitabında buluna öykülerle aynı temalara değinmek ve benzer etki uyandırmak sanıyorum ki hiç de kolay değil. Muhtelif Evhamlar Kitabına yönelik en olumlu izlenimim de bu oldu sanırım. On öykünün tamamı da hem birbirlerini hem de kitabın adını destekliyor. Farklı hikayeleri görsek de benzer duyguları hissediyoruz, benzer acıları barındıran hayatlara uzanıyoruz. Ömür İklim Demir bu öykü kitabını yaklaşık beş yıl önce yayınlamış. Yeni bir kitap için hazırlık yapıyor mu bilmiyorum ancak kendisini yeni kitabı için takip edeceğim. Kendisinin üslubunu, gündelik konuşma dilini anımsatan anlatım tarzını ve akılda yer edinen ifadelerini çok beğendim. Farklı ve edebi açıdan keyifli, içerik açısından keyifsiz öyküler okumak isteyenler olursa tereddüt etmeden göz atabilirler bu öykü kitabına, tabii, muhtelif evhamlar da hissetmeye hazır olarak.. Muhtelif Evhamlar Kitabı Ömür İklim Demir
Edebiyat
Muhtelif Evhamlar KitabıÖmür İklim Demir · Yapı Kredi Yayınları · 20239,2bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.