Aklı başında ve bakire genç bir kızın böyle durumlara düşmesi, kendisiyle evlenme niyetinde olmayan bir erkeğe kendini "teslim etmesi" düşünülemediği için, böyle bir şeyi yapan, yani evlenme sözü ve umudu olmadan bir erkekle yatan kızın aklının başında olmadığı inancı da çok yaygındı O yıllarda çok sevilen Türk filmlerinde 'masum" bir dans partisi sırasında içtiği limonataya uyku ilacı katılarak önce aklı uyuşturulan, sonra da "kirletilip" "en kıymetli hazinesi" elinden alınan genç kızların acıklı hikayeleri melodramatik bir havayla ibret olsun diye sık sık işlenir ve bu filmlerde iyi kalpliler sonunda ölür, kötüler de hep orospu olurdu.