Gönderi

Adına aşk denilerek göklere çıkarılan şey, bir erkekle bir kadının birbirine karşı normalden biraz fazla endorfin salgılaması değil miydi sonuçta? Tamamlayıcı genetik sinyallere karşılık gelen kokusuz bir feromon salınımı, fiziksel hatırlamaların tetikleyip beslediği bir algı oyunu. Annenin gözü, mutluluk veren bir gülümseme, bir koku ya da iki farklı tür arasında cereyan eden amansız bir savaş.
Sayfa 199·Kitabı okudu
Edebiyat
·
4 Gösterim
2 Yorum
Sümeyye
Gönderi Sahibi
Öncelikle güzel dileğiniz için teşekkürler. Kitabın öncesindeki olaylara hâkim olduğum için karakterin bu şekilde düşünmesini ve aşkı o an için böyle yorumlamasını anlayabiliyorum. Zaman zaman o bahsettiğiniz hoş duyguların gerçekte olmadığını düşündüğüm oldu ve bence azımsanmayacak çoklukta insan, yaşadığı hayal kırıklıkları sebebiyle bu gibi maddi düşüncelere sürüklenebilir.Bu kısmı da özellikle böyle zamanları yansıttığı için paylaşmak istedim. Kitap aşk romanı değil ama devamında karakterin bu düşüncesinin değişeceğini hissediyorum ve bu süreci merak ediyorum. Kitabı bu sebeple bırakmıyorum.Bu düşüncelere hayatının tümünde sahip olan birinin dikkatini çekmesini ve değişim sürecine tanıklık etmesini isterim. Fikirlerinizi benimle paylaştığınız için de ayrıca teşekkür ederim.
Aşkın bu kadar basite indirgenmiş aşağılanmış ve sadece cinsel bir hissediş arzulayış olarak görülüp böylesine ayaklar altına alınmış bir yorumunu daha önce hiç bir yazardan okumamıştım ve inanın o kitap elimde olsa bu satırlardan sonra kapatırdım. Aşkın ne olduğunu bacağının arasından gelen dürtüyle değilde yüreğinin derinliklerinden gelen hissedişlerle açıklamaya çalışan bir kaleme yönelirdim. Aşk ile kalın.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.