“Böyledir.
Bizde iyiler ölmez.
Evliya olup aramızda yaşarlar.”
Canım Mustafa Kutlu’nun “İyiler Ölmez” eseri ile haziran ayını kapattım. Canım Kutlu’nun beş insanın, beş farklı hikayesini anlattığı damakta hoş bir tad bırakan hikâye tarzındaki eserini, bu üçüncü okuyuşum oldu. Ama gerçekten doyamıyorum Kutlu okumaya... Eser Sıtkı başlığı ile başlıyor ama önce Kadir/Hacı Kadir anlatılıyor. Sıtkı, Civan, Fotoğrafçı Sarhoş Mustafa ve Doktor. Üçü sevda vurgunu, biri felek vurgunu. Hepsinin yolu bir zaman taşrada bir kentte kesişiyor. Ve bu dört vurgun, kendilerini iyiliğe, yardımseverliğe, dayanışmaya adamış. Aralarında sarhoşu da var, namaz kılanı da. Onları birleştiren şey, iyilik. Belki sarhoştan iyi mi olur diye düşünen vardır ama iyilik, yardımseverlik dedin mi bu topraklarda herkes aynı amaç uğrunda birleşir. Anadolu bu! 15 Temmuz’u hatırlayın; velisi, delisi, namaz kılanı, hacısı, hocası, sarhoşu hepsi bir olmuştu.
İsmi geçen karakterler, Mustafa Kutlu’nun tüm eserlerinde olduğu gibi içimizden, bizden. Mustafa Kutlu her dâim bizi, bizdekini yazar. Anlam derinliği çok ama anlatılan herkesin evinde yaşadığı şeylerdir. Samimiyet... Kutlu'nun zengin bir dili, üslubu var. Hikayeleri içinde atasözleri, deyimler, türküler bunun en büyük delili. Sonra bir de tanımlar... Din tanımı, sanat tanımı çok güzel. Bir de Fotoğrafçının mezarlık sahnesinin Uzun Hikâye’de de bulunması ve ardından Kutlu’nun kendisiyle diyalogu çok güzel, çok hoş. Eserin sonu ise hüzünlü ama gurur verici bir hüzün. Anadolu’nun fotoğrafını çeken gurur verici bir hüzün. Hâsılı “İyiler Ölmez” tavsiyemizdir. Kitapsız kalmayın. Keyifli okumalar. İyiler ÖlmezMustafa Kutlu