Gönderi

HAYATI TIRPANLANANLAR!
10/10
·358 syf.··
Beğendi
·
2020 155. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2020 21:01
Merhaba Dostlar! Bugün sizlere yine bir Fakir Baykurt romanı olan Tırpan'ı anlatacağım. Fakir Baykurt bu romanı ile; 1970 TRT Sanat Ödülleri (Tırpan), 1971 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü (Tırpan), 1980 Avni Dilligil Tiyatro Ödülü (Tırpan) olmak üzere üç tane ödül almıştır. Komik olan ise, Fakir Baykurt bu romanını ilköğretim müfettişliği görevinden atıldığı zaman yazmış. Neden mi görevden atmışlar? Bazılarının ince yerlerine dokunan yazılar yazmış. Onlar da Gaziantep’in Fevzipaşa bucağına sürmüşler. Fakir Baykurt boş durmamış. Çünkü o TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası)'ün başkanı. “Devrimci Eğitim Şurası”, “Büyük Eğitim Yürüyüşü” ve “Genel Öğretmen Boykotu” gibi eylemler düzenlemiş. Sen misin bunları yapan? Sürmekle kalmayız, üstüne bir de görevden alırız, demişler. Dediklerini de yapmışlar Fakir Baykurt'un eli armut toplamıyor ya, o da roman yazmış. Ortaya yine muhteşem bir eser çıkmış. Fakir Baykurt, toplumcu gerçekçi yazar olduğu için bu eserinde de yine köy hayatını anlatıyor. Şimdi gelin hep beraber kızlarının güzelliğiyle meşhur GÖKÇİMEN köyüne gidelim. Güzeller güzeli Dürü anasıyla damın başında bulgur karıştırıyor. Bıldır ilkokulu bitiren Dürü'nün canı ayva çekti. Ayvasını alıp damın saçağında köye karşı yemeye başladı. Ah Dürü nerden bileceksin Kabak Musdu'nun atıyla oradan geçip gözünü sana dikeceğini. Üstelik 50 yaşını geçmiş. Kör olasıca Şişgöbek, sen Cinli Kamile ile evli değil misin? Ne işin var senin 13 yaşındaki Dürü'yle. Olmaz illa alacak. Neymiş, gönlü kaymış. Canın çıksın o gönlünün. Kabak Musdu durur mu, hemen köy kahvesine gider. Yardakçıları olan Eski Muhtar Cemal ile Şakir Hafız, Dürü'nün babası olacak Kepçekulak Velikul'u aralarına alıp aklını çelerler. Varsıl adama vermeyecekte kime verecek. Ağa değil mi, parası da var, tabi istediği kızı alacak. Yaşı elliymiş, kızın yaşı on üçmüş ne önemi var. Para var mı para? Varsılsan kimse sesini çıkaramaz, karşında el pençe divan dururlar. Kimin umrunda Dürü'nün ne düşündüğü, ne istediği. Zavallı annesi Havana, olmaz vermem ben Dürü'mü o şişgöbeğe der, ama dinleyen kim. Kadın değil misin? Kes sesini, otur oturduğun yerde. Sen kimsin? Görevin doğurmak, bakmak, büyütmek. Evlenince sana mı sorulacak babası varken. Haddini bil. Bilmezsen Kepçekulak Velikul'dan yersin dayağı. Hergün ağlamaktan göz pınarları kuruyan Havana ile Dürü'yü ikna etmek için artık tek çare Şakir Hafız'ın her gün okumasıdır. Oku Şakir Hafız oku, belki ikna olurlar. Aklı iyice karışan Havana mecbur razı olur. Anasından bile artık umudu kalmamıştır Dürü'nün. Zavallı Dürücük ne yapsın, ne etsin? Tek çare kendini asıp kurtulmak. Uluguş ninenin içine doğmuştur adeta Dürü'nün kendini asacağı. Koş Uluguş Nine, Dürü kendini asacak, yetiş. "Aaa benim gözel Dürüm, kendini asınca bu iş bitecek mi sanıyon? O şişgöbek gider başkasını bulur. Ha sen, ha başkası. Varsılsan her kapı ardına kadar açık. Fukaralığın gözü çıksın. Koca Linlin' in bacısı Ümmü yıllar önce kendini astı da noldu? Değişen bir şey yok. Hala varsılın borusu ötüyor. Yapma Dürü'm, kıyma kendine. Sen öleceğine o şişgöbek ölsün." Düğün günü gelir çatar. Havana bir yandan, Dürü bir yandan gözyaşı döker. Eee yetti be siz misiniz ağlayan, yer misin yemez misin? Yetmez Velikul, Dürü'yü ahıra kapat, üstüne bir de ellerini bağla, yarına kadar aç kalsın ki aklı başına gelsin. Ha şöyle. Bunu duyan Kahveci Koca Linlin ile Uluguş planlar yapıp, köyün kızları ile birlikte kurtarır Dürü'yü. Dürü'yü öyle bir saklamalı ki, kimse bulmamalı. Kepçekulak Velikul, baksın bakalım Dürü ahırda ne yapıyor? Olamaz Dürü yok. Nasıl olur, elleri bağlı bacak kadar Dürü nasıl kaçar? Boyu da yetmez ki, gübre penceresinden kaçsın. Evlenmeye gelince büyük, kaçmaya gelince küçük. Oh ne ala. Kaçamayacağına göre Dürü kesin erdi. Ermişlere karıştı. Ee on dördüne basmamış kızı altmış yaşındaki herife verirseniz olacağı bu. En sonunda Hızır yardımına yetişti zavallı Dürü'nün. Gökçinem köyü durduk yere evliya sahibi oldu. Hadi canım öyle şey olur mu demeyin, köylü inandı. İnanmayıp da ne yapsın, Şakir Hafız söylüyor. Şakir Hafız ne derse doğrudur. Kabak Musdu duyarda durur mu? Evleri aramaya başlar. Muhtar yapamazsın hak var, hukuk var der ama dinleyen kim. Hak da, hukuk da Kabak Musdu. Çünkü o varsıl. Çünkü o ağa. Köylü bu duruma çok kızar ve Kabak Musdu'ya karşı birleşir, Dürü'yü saklar. Her evi arananın evine götürülür zavallı Dürücük! Kabak Musdu çaresini bulmaz mı sanıyorsunuz? Bulur, çünkü o varsıl, çünkü o ağa. İlçenin yolunu tutar. Aziz Beyle komutanın yanına gider. Komutan, o yaşta bir kızla evlenmen doğru mu dese de, köye jandarmayı gönderir. Zavallı Dürü'den yana olacak değil ya, tabi ki Kabak Musdu'dan yana olacak. Çünkü o varsıl, çünkü o ağa. Gözü çıksın bu paranın, gözü çıksın bu ağaların. Şerif Çavuş yanına dört jandarmayla köye gelir. Hem de elinde telsizle, dinleme cihazıyla. Artık her evi dinleyecek, Dürü kimde hemen bulacak. Eyvah Göküş Dürü bulunacak! Koca Linlin'le, Uluguş olduktan sonra kimse Dürü'yü bulamaz merak etmeyin. Siz de plan varsa Koca Linlin'le, Uluguş'da da plan var. Tek akıllı siz misiniz? Her gelen "Dürü bizde, Dürü bizde" der. "Dürü içimizde, gelin de bulun" derler. Adeta bir ağız ederler. Şerif Çavuş şaşar kalır. Hangi evi arasın? Köyde artık bir yarış başlar, kaçma kovalama yarışı. Bakalım Şerif Çavuşla, Koca Musdu ve yardakçıları Göküş kız Dürü'yü bulabilecekler mi? Bakalım görelim, kazanan kim olacak? Ezilen, horlanan fukara köylü mü, yoksa ağalığına güvenen varsıl Şişgöbek Kabak Musdu mu? Okuyun dostlar, okuyun! Fakir Baykurt okuyun! Okuyun ki itilmiş, kakılmış, horlanmış köylümüzü tanıyın. Dertlerini dinleyin, derman olamasanız da ortak olun. Fakir Baykurt, romanlarını halk dili ile yazmıştır. Kolay sanmayın, en zor işi yapmış bu dili kullanarak. Herkesin harcı değil romanlarında halk dilini kullanmak. Sevgiyle kalın, kitapla kalın.
Edebiyat
TırpanFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20101,799 okunma
··
2.038 Gösterim
20 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kadın doğmak bir dert, kadın olmak bir dert, kadın ölmek ise hakikaten çok kolay bu ülkede, biz ölenlerin adını duyuyoruz da bir de böyle gömülmeden ölenler var ya, bunları bilmiyoruz.. İşlerine geldiği gibi yakıştırmalar yapan varsıllar, ağalar hiç bitmiyor güzel memleketimde.. ''Evlenmeye gelince büyük, kaçmaya gelince küçük. Oh ne ala.'' Ne güzel anlatmışsın Sultan ablacım kalemine, yüreğine sağlık okumak lazım ki bilmek lazım, haklısın ben de bakayım artık özümüz neler yazmış.. :)
Sultannn
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim canım. Gerçekten sadece ülkemizde değil, dünyada kadın olmak çok zor. Önce özümüzü öğrenmeli. Öğrenirsek belki bir şeyleri değiştirebiliriz.
Tebrikler güzel bir inceleme daha. 🙏👌 Halkın kelimeleriyle, halkın derdini anlatan yazarlar, şairler çok değerli. 🌿 5 sene önceki 1k okurları ne kadar nahifmiş, güzel paylaşımlara tepkisiz kalmayıp tekrar paylaşıyorlarmış ✨
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Hakan. Dediğin gibi eski kalite kalmadı. Ama biz yine de çizgimizi bozmayalım.
Sultan hocam emeğine, o güzel yüreğine sağlık. Ülkede kadına yönelik terör ile mücadele edilemediği için bir de çocuğa yönelik terör aldı başını gitti. Çocuk gelin diyerek yumuşatılan bu söylem esasında cinsel, fiziksel ve pisikolojik şiddettir. Kadına yönelik terör mücadelesi yerini bulsa hiçbir vahşi kanı bozuk bir çocuğu annesinin elinden alıp da bu soysuzların önüne atamaz. Para da etkili olamaz bunda. Yine dönüp dolaşıp kadına geliyor mevzu. Bahsi geçen yıl 1970 biz yaşıyoruz 2020 senesinde. Elli yılda neden hiçbir şey değişmiyor sorusunun cevabını ben biliyorum da burda dile getirmeyecem şimdi. Sen çok sağol ki, yazarın okunmasına büyük katkı sağlıyorsun. Çiçekler sana 🌻🌼
Sultannn
Gönderi Sahibi
Elli yılda neden hiçbir şey değişmez aslında hepimiz biliyoruz. Biliyoruz ama hiçbir şey yapamıyoruz. Güzel çiçeklerin için teşekkür ederim canım 🌹
Emeğinize sağlık Sultan hocam, yine çok güzel yazmışsınız ♥️ Sonunu merak ettim ben de😊 Mutlu sonludur umarım, bütün çocukların hikayesi mutlu bitmeli çünkü ♥️
Sultannn
Gönderi Sahibi
Umarım :)