İstanbul Cinayet Büro Amirliği'nde, rütbesiz olsa da iş zekası ve kabiliyeti ile her olayı çözümleme yeteneğine sahip bir polis memuru olan Hakan, faili meçhul bir cinayet çözümlemesi için Kastamonu'ya gönderilir. Ve hikaye başlar.
Hakan, takıntılı kişiliği dolayısıyla yalnız çalışmayı seven biridir. Lakin Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü İsmail Yılmaz, yanına birlikte çalışacağı Yusuf Nalbant'ı verir. Dosya ile ilgili tüm bilgileri kendisinin vereceğini söyler ve rütbesi sayesinde zorla kabul ettirir. Hakan'ın, Yusuf'la tanışınca ilk izlenimi, isteksiz, vurdumduymaz ve zor kişilik olduğudur. Ama tecrübelerinden yararlansın denilerek birlikte çalışmaya mecbur bırakılmıştır.
Vakit kaybetmeden kolları sıvayan Hakan Yusuf'tan soruşturma dosyasını alarak incelemeye başlar. Sanık kısmı faili meçhul olan olayda evinde yanarak ölen maktul Kırgızistan doğumlu 80 yaşında Orkhun Atabayev'dir. Vukuat dosyasında hiç ipucu yoktur ve olaydaki tanıklardan biri Yusuf'tur. Hakan bu duruma şaşırmış olsada üzerinde çok durmamıştır. Fakat Yusuf'un kendi kendine konuşmalarına şahit olması ve Yusuf'un geçmişi hakkında edindiği bilgiler sonrası herkese şüphe ile yaklaşması gerektiği kanısına varmıştır. Hakan artık tek başına hareket edecektir. Ve onun için herkes sanık, her hareket, her delil basit gözüken bu olayda sonuca giden bir ipucudur.
~
İsmi tarih kitabı gibi algılatsa da içeriği tamamiyle gizem ve polisiyedir. Ben ilk öyle düşünmüştüm çünkü fakat okuyunca neden olduğunu öğrendim.
Hikayenin gizemi hatta arapsaçı gibi olaylar döngüsü kitabın dili ve akışıyla merakınızı sürekli canlı tutacak ve benim gibi bir oturuşta bitireceksiniz.
Yalnız yorumumla kafanızda oluşan tüm tahmin ihtimallerini silip atın. Çünkü çok farklı bir nedenle işlenmiş gizemli bir cinayet, şaşırtıcı bir ara son, ilginç bir hikaye sizleri bekliyor.
Öyle bir yerde bitti ki devamı kitabı aşırı merak ediyorum ve en kısa zaman da okumayı planlıyorum.
Tavsiyemdir.