ERKEKLER, TIKAYIN KULAKLARINIZI (!)
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 160. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2020 19:39
HİÇ GÜZEL ŞEYLER DUYMAYACAKSINIZ! Kadın açık giyinmiş, hak etti (!) Kadın tenhada gezdi, hak etti (!) Kadın gece sokağa çıktı, hak etti (!) Kadın taksiye yalnız bindi, hak etti (!) Kadın erkekle yemeğe çıktı, hak etti (!) "Tabii ki şeffaf bir bluz ya da kıçına kadar çıkan bir mini etek giyen kadının tecavüze uğrama olasılığı daha fazladır." (24 ya­şında bekar bir erkek). Bütün suç kadınlardadır (!) Erkekler hep masumdur (!) "Erkek bir sorunu olduğu için tecavüz ediyor, yoksa başka bir nedenle değil. Benim olay­da kadın tecavüze uğradıysa, bu sadece kendi suçuydu" (30 ya­şında evli bir erkek)." Erkek zaten hastadır. Erkek zaten teşhircidir. Erkek zaten sübyancıdır. Erkeğin psikolojik sorunları vardır. Kısacası erkeğin yaptığından aklanması için mazereti çoktur. Ama kadın yaşadığı olaydan dolayı yıllarca silinmeyecek izler taşır. "Kendimi aşırı derecede sınırlanmış hissediyorum. Bitkisel bir hayat yaşar gibiyim. Sürekli bir korku içindeyim" (27 yaşın­da bekar bir kadın). En önemlisi erkeğe güveni kalmamıştır. Yalnız sokağa çıkmaya gücü kalmamıştır. Tenhalarda zaten istese de dolaşamaz artık. Çünkü her an birileri gelip boğazına bıçağı dayar ve istediğini alır. Kadın yaşadığı olayı anlatmak istese de anlatamaz. Çünkü toplum erkeği değil de kadını suçlar, sanki kadın istemiş gibi. "Teca­vüze uğramış kadınların en aciz kaldıkları durumlardan biri, kocanın, erkek arkadaşın ya da baba ve annenin başından geçenlere inanmamaları, tersine ondan kuşkulanıp, aşağılamalarıdır." Gitmeseymiş yemeğe! O saatte ne işi varmış orada! Kadın zaten bu yolun yolcusu (!) Aslında tecavüzü kendisi istedi (!) Yıllarca duyduğumuz cümleler. Hiç düşünmeden söylenen sözler. Ne kadar acı oysa. En acısı da hemcinsle­rinden duymaları. Yardımcı olacakları yerde kadını suçlarlar. Empati ne kadar da zor (!) Bizler tecavüzün hep sokakta yaşandığını sanırız, ama yanılırız. Aslında tecavüzün en acısı ve en şiddetlisi yatak odalarında yaşanır. Ama bunlar hiç şikayet edilemez. Çünkü erkeğin hakkıdır. Çünkü o karısıdır. İmzayı attıysa her şeyi kabul etmek zorundadır. "Karım üzerinde hakkım var. Evde şef benim. Kadının yönetil­mesi gerekir. Güçlü bir erkeği olmayan kadın, insanlığın karşı­sında çaresiz ve her tür tehlikeyle yüz yüzedir." (50 yaşında boşanmış bir erkek). Kadın zaten artık evdedir. Çocuklarının annesidir. Onları yetiştirmekle görevlidir. İstese de boşanamaz. Çünkü ekonomik özgürlüğü yoktur. Yani kocasının tecavüzüne katlanmak zorundadır. En önemlisi de yaşananlar evde kalmalı. Kimse duymamalı. Artık kadın yıllarca susar ve değişmesini umut eder. "... kötü koca bir gün düzelebilir, bü­tün olup bitenden herhalde birazcık kendi de sorumludur; zaten ba­şından beri bu böyleydi: Sonuç, susmak ve katlanmaktır." Erkek kadının HAYIR dediğinde biraz empati yapsa belki birliktelikler daha güzel olur. Kadın yıllarca ruhunda silinmeyecek yaralar taşımaz. "Evlilik içi tecavüz insan ruhundaki tüm canlılığı son kıvılcımı­na kadar öldürür. Artık gitme zamanıydı ve ben de bırakıp git­tim" (50 yaşında ayrı yaşayan bir kadın). Bizler tecavüzü hep toplumun en alt tabakasındaki erkeklerin yaptığını sanırız, ama yanılırız. Çünkü topluma göre kadının amacı para sızdırmaktır. Zenginlerin yaptığı yanına kar kalır. "Tecavüz yabancı, anormal erkeklerin işidir; karanlık bölgelerde cereyan eder; edepsiz, hafif giyimli, genç ve güzel kadınlara yöneliktir." Bizler tecavüzü hep yabancıların yaptığını sanırız, ama yanılırız. Bazen en güvendiğimiz arkadaşımız, akrabamız yapar. Ama şikayet edemeyiz. Çünkü kendimizi suçlu görürüz. Toplumun ön yargıları, tecavüze bakışı kadının elini kolunu bağlar. Çoğu tecavüz gün yüzüne çıkmamıştır. Yazar, çoğu gün yüzüne çıkmamış tecavüzleri araştırmış, tecavüz suçlularını ve mağdurlarını konuşturmuş. Cinsel Şiddet "Kadına Şiddete Hayır" ve "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" Okuma etkinliği #80024404 kapsamında okuduğum üçüncü kitap. Okudum ama ne okudum, nasıl okudum, siz gelin bir de bana sorun. Okurken bile nasıl yazacağımı düşünüp durdum. Kadınların cinsel şiddete uğradıklarını nasıl anlatabilirdim? Ama anlatmalıydım. Anlatmazsam kendimi tüm o kadınlara karşı borçlu hissedecektim. Ben bir kadınım çünkü. Kendimi onların yerine koymayı denedim. Ve hiç bu kadar aşağılanmış hissetmedim. Cinsel Şiddet bir araştırmayı kapsıyor. Cinsel şiddeti yaşatan (erkeklerin) ve cinsel şiddeti yaşayanların (kadınların) anlatımlarından yola çıkılarak hazırlanmış bir araştırma. Kısacası kitabın ön kapağında da belirtildiği gibi "Yaşayanların ve Yaşatanların Anlatımlarıyla" gerçekleri yüzümüze çarpıyor. Kitapta çok şey bulacaksınız. Yazarın yaptığı araştırma kimi zaman tutuklu kişilerin tecavüzlerini anlatırken, kimi zaman da gün yüzüne çıkmamış tecavüzleri anlatıyor. Erkeklerin çoğu, yaptığı tecavüzü haklı görürken, çok azı kendini suçlar. Araştırma tablolarla bize sunuluyor. Alberto Godenzi'un dikkat çektiği en önemli nokta ise "cinsel şiddetin uygulanmasında aslolan, şiddete dayalı cinsellik değil, cinsellik görünümlü şiddettir." Aslında erkekler cinsellik adı altında kadınlara şiddet uyguluyor. "Cinsel şiddet, kadınları sömüren, onlara sistemin kıyısında bir yer gösteren erkek politikasının önemli bir halkasıdır." KADINLAR, bu kitabı OKUYUN! Kendinizi suçlu görmemek için. ERKEKLER, bu kitabı OKUYUN! Kadınların çektiği çileleri öğrenmek için. 1K, bu kitabı OKUYUN! Cinsellik adı altında kadınlara uygulanan şiddeti öğrenmek için. .
1000Kitap
Cinsel ŞiddetAlberto Godenzi · Ayrıntı Yayınları · 199999 okunma
··2 alıntı·
1.744 Gösterim
23 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sapık zihniyetli insanların düzelmesini beklemek bu toplumda ütopik bir kurgu olur, kadınlar için ücretsiz savunma dersleri verilmeli.. Devlet evli çiftleri 6 ayda bir sağlık kontrolüne tabi tutmalı, bireyler çocuk sahibi olmadan önce anne - baba olabilir raporu almalı. Yasalar yeniden düzenlenmeli, hakimlik adayları psikolojik testlerden geçirilmeden hakim statüsüne çıkarılmamalı. Kadın-çocuk tacizi ve şiddeti içeren davalarda mutlaka kadın hakimler görev almalı.. En önemlisi de geç kalmadan insan olmalıyız, çiftleşme için hayvanlar bile dişilerinden izin isterken insanların hayvanlardan daha aşağıda olması evrimimizin ters olduğunun bir göstergesi.. Kalemine, yüreğine sağlık Sultan ablacım, boş ver bazı erkekler de tıkamayıversin kulaklarını, çığlıklarımızı duymadıkları için bu haldeyiz..
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Ne güzel yazdın. Umarım yeni yasalar dediğin gibi olur ve çığlıklarımız duyulur
Çok güzel bir inceleme olmuş öğretmenim. Ülkemizde maalesef ki çoğu erkek kafasını gömdüğü kumdan çıkaramıyor. Sanıyorlar ki tecavüz, taciz belli bir kesimin başına geliyor. (😬) En yakınlarının, belki annelerinin belki alt komşularının her gün ne yaşadığını bilseler daha çok sorumluluk alırlardı bence. O yüzden kol kırılır yen içinde kalır mantığının artık bitmesi dileğiyle. Sevgiler. 💙
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Aynen öyle. İnan yorum yapmaya çekiniyorum. İncelemeyi bile yanlış anlayan kişiler var. Biz burada erkek düşmanlığı yapmıyoruz. Sadece şiddete dikkat çekmeye çalışıyoruz. Şiddet de maalesef erkekler tarafından yapılıyor. Umarım kafasını kuma gömenler bir gün etraflarına bakmayı akıl ederler.
Sesini duymadığımız, sesini duyuramayan tüm kadınların sessiz çığlıklarını okudum sanki...Kaleminize sağlık öğretmenim...
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım.
Şiddet ne yazık ki fiziksel eylemle sınırlı değildir. Psikolojik, ekonomik, duygusal ve cinsel şekillerde de şiddet uygulanabilir. Cinsel şiddetin en ağır biçimi tecavüzdür. Kadın evlenmekle bütün özgürlüklerini eşine devretmez. Zaten kimse özgürlüğünden önceden feragat etmez. Yani evlilik akdinin imzalanması ile birlikte kadının mülkiyeti kocaya geçmez, kadın attığı imza ile bedeni, fikirleri, cinselliği üzerindeki özgürlüklerini kocaya devretmez. Öyle ise tecavüz ister evlilik içinde olsun, ister evlilik dışında olsun TECAVÜZDÜR. Av. Ayten Ağırdemir
Sultannn
Gönderi Sahibi
Evlilik demek mülkiyet sahibi olmak demek değildir. Erkekler umarım bir gün bunu anlarlar.
Hiç çekinmeyin öğretmenim, bu konuda hayranlıkla takip ediyorum okuduklarınızı, alıntılarınızı, yorumlarınızı.Eminim benim gibi olanlar da çoktur. Kadın kadının kurdu değil, dostudur. 💙
Sultannn
Gönderi Sahibi
Her zaman birbirimizin destekçisi olmaya devam edeceğiz 💞
Reklam
Müthişş bir inceleme 👏👏👏 Adeta kamu spotu... Çok tebrik ediyorum 💝
Sultannn
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım. Can Dündar güzel ve doğru şeyler paylaşmış. Çocuklarımızı doğru yetiştirirsek ancak güzel bir toplum oluruz.
İlk defa böyle bir açıklamayı burda yapacağım " benim annem açık giyinmezmiş Benim annem tenhada gezmezmiş Dışarı cikmazmis , Kimseyle bir araya gelmezmis . Bunları yapmadığı halde BU TALİHSİZLİĞİ YAŞADI ve hayattan koptu. Her ne olursa olsun bunlar bir ölüm gerekçesi değildir. Günah çıkartmak isteyenlerin uydurduğu palavralara inanmayın .
Sultannn
Gönderi Sahibi
Haklısın canım, her zaman bir bahane vardır :(