Gönderi

Ruh Adamın Derinliği ve Bozkurtların Hayal Kırıklığı
6/10
·436 syf.··
2020 41. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 15:37
. Senelerdir okumak için ertelediğim bir kitap. Genelde bu cümle ile başlayan incelemelerde " keşke daha erken okusaydım, niye sürekli ertelemişim ki" gibi laflar edilir ama benim söylemim bunlardan farklı olacak. Bozkurtlar beni son zamanlarda en çok hayal kırıklığına uğratan kitap oldu. Nihal Atsızı severim, Ruh Adamına saygı duyar, Türk edebiyatının mihenk taşlarından birisi olarak görürüm lakin Bozkurtlarda beklediğimi bulamadım. Öncelikle kitabın akıcı bir dili var. Sayın Atsız kitaba Ötükende Türklerin nasıl yaşadıklarını ve ne kadar iyi savaşçı olduklarını izah ederek başlıyor. Çine yapılan seferlerdeki başarının altını çiziyor. İlerleyen bölümlerde ise Türk diyarında hem Türk Kağanının yaptığı hatalar hem de zor geçen kışlar vesilesiyle kıtlık baş göstermesini ve bunun ülkede isyanlara sebep olduğunu görüyoruz. Bu isyanlar ve açlık nedeniyle güçsüz düşen Türkler Çinlilere yenilince esir olarak Çinin başkentine götürülüyorlar. Sonrası zaten malum; 10 sene esir hayatı süren Türkler bu hayattan kurtulmak için eski kağanın oğlu Kürşad öncülüğünde ihtilal yapmaya çalışıyorlar. Yani kitap Türk tarihinden güzel bir anekdotu anlatıyor. Bu anlamda başarılı. Peki neden rahatsız oldum? Öncelikle çok ütopik. Bir romandan ziyade bir mitoloji öyküsü gibi. Tıpkı eski Türk filmlerindeki karakterler gibi romanın kahramanları da çok keskin çizilmiş. Bu keskinlik kitaba zarar veriyor. İyi gerçekçi olamayacak kadar iyiyken kötü ise bin beter. Türkler müthiş insanlar, dürüst, güvenilir, çok iyi savaşan, korku nedir bilmeyen kişiler. Türk kızları çok namuslu, yürekli, güzel ve saygın dişiler. Çinliler ise güvenilmez, yalancı, üç kağıtçı, kültürsüz, beceriksiz, çıkarına göre karısını bile satan insanlar olarak resmedilirken Çin kızları oynak, sevgilisini 10 dakika içinde unutup başkalarının koynuna girebilecek kadar karaktersiz kişiler olarak anlatılmış. Bu durum bana göre gerçekçiliği gıdıklıyor. Ayrıca bu çok dürüst olan Ötüken Türkleri aç kalınca zengin bir Çinlinin evini basarak erzaklarına el koymayı kendi hakları olarak görüyorlar. Çinliyi itiraz ettiği, geride kalanları ise olayı duyurmamaları için öldürebiliyorlar. Buna rağmen hala çok iyi, dürüst ve güvenilirler, ilginç. En ufak bir sorunda birbirlerine kılıç çekebiliyor, bir kız için birbirlerini öldürebiliyorlar. Açıkçası ben bunları okurken cesaretleri değil barbarlıkları üzerine kafa yoruyorum. Türklerin vasıfları sadece bunlarla da bitmiyor mesela iki gözü de kör olan bir Türk yüzbaşı gözleri görmemesine karşın güreşen insanların güreş esnasında yaptıkları oyunları bile sezerek anlıyor veyahut kılıçla sezgilerine güvenerek cenk edebiliyor. Bu abartılı tasvirin Türk filmlerinde iki gözü kör olan Cüneyt Arkının okla oğlunun saç telini vurmasından ne farkı var? Peki ya idam edilirken boynuna inen ilk kılıç darbesinde boynunun bir kısmı kesilip ölmeyince "Kılıç öyle mi vurulur lan Çinli" diye dalga geçen Türk? Çinli kadınla beraber olduğu için idama mahkum olan 20 yaşındaki Türkün karar yüzüne söylendiğinde "sorun değil, türemizzz büyledir" demesi? İdam esnasında gözlerinin bağlanmasını isteyip istemediği sorulunca. "Beni oktan korkar mı sandınız" sözleri? Bakın tekrar ediyorum "yirmi" yaşında. Bunlar gerçekçi mi Allah aşkına? Kısacası anlatılan tarihi olay güzel olmasına karşın beğenmedim. Anlatımında bir boşluk var. Karakterler yapay ve rahatsız edici şekilde derinlikten yoksunlar. Kürşad dışında yaşayan bir karakter yok. Hepsi ezberlediği cümlesini sahneye çıkıp tonlamasız, mimiksiz dümdüz söyleyen amatör tiyatro oyuncularına benziyorlar. Okurken bu ifadelerin arasından yapaylık size gülümsüyor, görüyorsunuz. Belki 20-25inden önce okusam hoşuma giden bir roman olabilirdi. Bilemiyorum, tavsiye etmiyorum. Beklentimin çok altında kaldı. Sayın Atsızın Ruh Adamı ve hatta Dalkavuklar Gecesi bile daha güzel bir kitap bana göre. isteyenler onlara göz atabilirler. Ruh Adam Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini Etimoloji İçerikli Youtube Sayfamıza Göz Atmak İçin ↓ youtube.com/channel/UCf5PEm...
Edebiyat
Bozkurtların ÖlümüHüseyin Nihâl Atsız · Baysan Basım Yayın · 19903,917 okunma
·
148 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu seri Türk Sinemasını epeyce etkilemiştir. Bir dönem oldukça revaçta olan Karamurat-Tarkan v.b. filmlerde ki pek çok replik, bozkurtlar serisinden aşırmadır. İnceleme için de ayrıca teşekkür ederim :)
Behzat Aktura
Gönderi Sahibi
Doğrudur hocam, okurken hissediliyor zaten. Çin sarayı baskınında Kürşattan bir "atıl kurt" bekledim, aha dedi aha diyecek diye okudum ama demedi :) Ben de teşekkür ederim.
Yalnız bahsettiğiniz dönem yarı mitolojik dönem olarak kabul edilebilir. Bknz türk destanları. Efsanevi bir hikayeyi konu ederken yazar da öyle davranmis olabilir. Benim de kitaplığımda uzun zamandır bekleyen kitaplardan birisi.
Behzat Aktura
Gönderi Sahibi
Haklı olabilirsiniz tabi ki. Mitoloji kitabı olduğunu düşününce biraz daha kabul edilebilir bir kitap. Lakin yine de her vasfı ile çok iyi gösterilen Türklerin anlatılan karakterleriyle çelişecek şekilde sebepli sebepsiz yere Çinlileri kesmesi, basit sebeplerden dolayı sürekli kendi aralarında kavga etmeleri ve karakterlerin çok düz ve mimiksiz konuşması benim için Bozkurtları zayıf bir kitap haline getirmeye yinede yeterdi. Saygılarımla...
Mübalağa haddinden fazla olursa işte böyle yapaylık hissi uyandırabiliyor. Cüneyt Arkın benzetmeleri çok hoştu. 😊 Kitapta beğenilen ve beğenilmeyen tarafların örneklerle izahı, eleştiriyi okuyanlara somut örnek teşkil etmesi açısından gayet mühim. Diğer iki eserini ben de gayet beğenmiştim, şiir kitabı da iyidir Atsız’ın. Tebrikler, güzel tahlil olmuş. 👏
Behzat Aktura
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim üstadım. Kesinlikle ütopik karakterler beni rahatsız ediyor. Beynimi tırmalıyor. Bunu izah etmek istemiştim, tekrardan teşekkür ederim. Bestelerinizden bilirim Atsızın şiirleri çok güzeldir. :)
Çok güzel ve açıklayıcı olmuş hocam 👏👏
Behzat Aktura
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 😊🙏
Sahiden de öyledir. 😊 Eyvallah.