Puan vermedi·400 syf.··
2020 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2020 23:31
Siz de Kırmızı Oda'laştırılanlardan mısınız? Evet evet, ben öyleyim; diziden koptum geldim. :) İyi de yapmışım doğrusu. Psikoloji okuyanlar ne der bilmem ama biz danışan kitle için iyi bir adım oldu. En azından 'deli doktoru' kavramından kurtulup ruhumuzun sağlığını aramak için de koşturmanın normal olduğunu iyice gördük. Hayata Dön, Gülseren Budayıcıoğlu'dan okuduğum ilk kitap. Melisa Sözen'in oyunculuğundan aldığım heyecan ile sarıldım kitaba. Beklentim çok çok fazla olduğu için birazcık hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Ama bunun kitaba halel getirmesini istemem. Ala... İstenmeyen, sevilmeyen, varlığı kabul görmeyen bir kız çocuğu. Evet, kliniğe geldiğinde büyümüş bir hanım (!) kız olsa da ses tonuna, tepkilerine varıncaya kadar çıkamamış o kız çocuğunun içinden. İster istemez eğitim bilimlerindeki 'gerilemeye' gidiyor aklımız ama aslında bu, onun kalkanı. Tabii kalkan sahibi olmak da kolay değildir. Neler neler yaşamış da "bu gerçek olamaz" diye tepki verip şaşırıyoruz sadece. Reddedilmek ve "Denedim olmadı; ben buyum yani bir hiç" diyebilmek için Gülseren Hanım'ı yanına gider Ala. Hırçınlığını gösterir, dizideki gibi baya baya tepinir. Amacına ulaşır da... Ama bu sefer de kötü de olsa dürüstlük iyidir düşüncesiyle klinikten ayrılmak istemez; zorla da olsa başlar tedaviye. Bir taraftan yakalanmak isteyip de kaçan Ala, diğer taraftan anlattığı hikayeler ile hastasını kalbinden yakalayan doktor. Ve uzun çabalar sonucunda açığa çıkan kader ile keder... Terimler içinde kaybolmadan yapılan anlatım çok yerinde olmuş. İnsan ister istemez kendi tavırlarının derinliklerinde yatanı sorguluyor; bir bakıma kendi kendinin doktorluğuna soyunuyor. İyi de geliyor açıkçası. En basitinden kendimizi algılayış biçimimizin benliğimize hatta kaderimize nasıl etki ettiğini öğretiyor. Sadece bu açıdan bile okunabilir. Gelelim hayal kırıklığına uğratan duruma... :) Psikolojik bir kitap, gerçek bir hayat öyküsü, fazlasıyla içine çeken bir konu... Ama iş edebiyat yapmak (!) kısmına gelince biraz soru işaretleri ya da ünlemler uçuştu desem yeridir. Öğrendiğime göre ilk kitabı daha diyalog ve sonuç odaklıyken yazarımız zamanla biraz daha anlatıma önem vermiş. Düşüncede çok iyi ama harekette biraz eksik kalınmış. Yine de emeğine saygı diyelim :)
Edebiyat
Hayata DönGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202013,9bin okunma
·
11 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Öncelikle emeğinize sağlık. 🍀 Hayatın içinden bir kitap, edebi kaygıları bir yana koyup okuyunca benim beklentimi karşılamıştı, neticede yazan kişi bir psikiyatr ve danışanları ile olan seansları, o çocukluğa iniş safhaları, insanın kendisi ile yüzleşmesi ve o tedavi süreci bana çok doyurucu geldi. Evet ben de kırmızı odadan gelenlerdenim. :) Her bölüm beni ağlatıyor, düşündürüyor ve keşke Gülseren Budayıcıoğlu ile çok daha önceden tanışsaydım diyorum ama ben de bir kırmızı odaya ihtiyaç duyduğum an kendisini bulup videolarını öylece izlemeye baslamıştım. Az önce beşinci bölümü izledim, sanırım en sarsıldığım bölümlerden biri oldu ama yine de izlemeye devam edeceğim. Bence Türkiye'de yapılmış en faydalı dizi olabilir, keşke herkes izlese, izlemekle kalmayıp düşünebilse.
Merve Dursun
Gönderi Sahibi
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim :) Kesinlikle haklısınız. Evet, edebi olarak bende soru işaretleri oluşturdu ama dediğim gibi bu kitaba halel getirmemeli. Bazı kitapları sadece konusu için bile okuyabilir insan. :) Ağlayabilmek büyük bir lütuf ve ne yazık ki herkeste yok. Öyle ki kolay ağlayan bir insan bile en ağlaması gereken yerde içine akıtabiliyoe gözyaşlarını. Bu dizi bana o açıdan da iyi geldi. Hepimizin dönem dönem ihtiyacı oluyor kırmızı odaya. Bu kitabı okusam da ben de diziye devam ediyorum. Yaşananları görmek, Ala anlatırken yanlarındaymışım gibi bir his veriyor. Zaten oyunculuk da kendini izlettiriyor. (buraya çokça alkış) Dünkü bölümden sonra ise "Acaba Ala ve Meliha'nın hikayesi bitince ne olacak?" diye sormaya başladım pek çok insan gibi. Dizi gerçekten TV dünyası için çok faydalı ve devam etmesini isterim. Diğer kitapları düşününce çok etkileyici hayat hikayeleri olduğunu da tahmin edebiliyorum. Umarım güzel seçimler yaparlar ve reyting kurbanı olmaz.