-Okulsuzlaştıramadıklarımızdanmısınız-
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2020 22:41
Bir ödev sebebi ile böyle bir kitabı okuyor olmak, durumu ironik hale getirse de eğitim gerçekten aptallaştırıyor olabilir mi? Mendel'in bezelyeleri diye başlamıştım Sofie’nin Dünyası’na. #86878659 Bezelyeler büyüdü büyüdü ve şu an hala bizleri derin tartışmalara atacak iki önemli ismi kucağımıza bıraktı: Sokrates ve Platon. Eğitim anlayışları çağlar boyunca devam etmekte, birinin kolundan tutan diğerinin bacağına yapışmakta vs. Kim bu adamlar? Sokrates, kendisi Platon’un da aynı zamanda hocası (bu kısım önemli ) soru sorarak bilgiye ulaşabileceğimizi söyler. Ne kadar eleştirel düşünme becerisi geliştirir ve soru sorarsak öğrenme o kadar kalıcı olur. Genellikle toplum içinde bile bolca soru soran bir adam olarak bilinen Sokrates’in sonu da işte bu soru sorma durumuyla ilgili. Platon, Sokrates’in öğrencisi. Aslında hocasının yolundan gitmesini beklemek kadar akla uygun bir durum yok gibi görünse de o yolun belli kısmından sonra ayrılır. Bunda Sokrates’in idamına şahit olması durumu ağırlıkta olabilir. Sokrates ne kadar soru sorun dese de Platon soru sorma ayrıcalığının toplumun belli kesimine verilmesi yönünde bir yön çizer. (hocasının yolundan gitmeyecek kadar sorgulamayı öğrenmesi de Sokrates’in başarısı değil mi?) ‘’eğitim toplum için midir, yoksa devlet için mi?’’ Sanattan öne başlayan bir tartışmadan bahsetmek doğru olur bu noktada. Sokrates’in idamından çok fazla etkilenmiş olan Platon yönetim kademesinin seçiminde çok hassas davranılması gerektiğini, eğitimi alacakların onlar olduğunu geri kalan halkın da yönetenler tarafından verilen bilgilerle yetinmesi gerektiğini söyler. Öyle ki yöneten kesim gerekli görürse yalanlara bile başvurabilir. Çünkü halka her şeyin söylenmesi anlamsızdır. Yani sorgulayıcı halden, aktarma ve aşılama zamanına balıklama bir dalış yaşanır. Genel olarak eğitim hangisine yakın? Kitap dayatmalar, öğrenmek zorunda olduğumuzu düşündüren her bir noktaya karşı inanılmaz eleştiri içeriyor. 45 dakikada bir verilen 10-15 dakikalık molalarla gerçekten öğrenme yapılabilir mi? Öğrendiklerimizin bu kadar sistematikleştirilmeye ihtiyacı var mı? Beyinlerin uyuşturulduğu, sorgulamaktan uzak ve artık dayatmaya gerek kalmadan uyuşan beyinlerle her şeye evet dediğimiz bir sistemin kökten değiştirilmesini savunuyor. Pandemi süreciyle okulsuzlaşmayı yaşadık. Okul olmasın demek içi boş bir söylem. Neden okul olmasın, okul yerine ne olsun, nasıl olsun dediğimizde elimiz boş. Çünkü okul ne demek konusunda cidi sıkıntılıyız. Okulun bizim için önemi çok çeşitli. Kimi okulsuzluğu cahillik, kimi okulu canavar algılıyor. Radikal değişiklikler için belki biz önce evimizde, çocuğumuzla, belki sınıfımızda yepyeni bir okul inşa etmek için kolları sıvarız. Yalnız kolları sıvarız deyince yine boya badanaya girişmeyelim. Şekilcilik bu işin en büyük tuzağı. Keyifle okunsun 
Aptallaştıran EğitimJohn Taylor Gatto · Pedagoji Yayınları · 2018422 okunma
··
1 +1'leme
·
158 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Eğitim devlet içindir diyorum :) Devlet politikalarına göre eğitimin içeriği değişir. Başarılı inceleme için teşekkürler.
Melike
Gönderi Sahibi
Teşekkürler :)
Yine başarılı bir tahlil olmuş Melike Hanım👏Temenninize canı gönülden katılıyorum.
Melike
Gönderi Sahibi
Teşekkürler keyifli okumalar :)