Gönderi

“Kendini bil” ve “Ölçüyü kaçırma!” Prometheus, insanlara duyduğu sevgi yüzünden akbabalar tarafından parçalanmak zorunda kalmış: Oidipus, Sfenks’in bilmecesini çözecek ölçüde aşırı bilgeliği yüzünden kötülükler girdabına sürüklenmek zorunda kalmıştı.
Sayfa 32
Edebiyat
·
8 Gösterim
1 Yorum
Oidipus’un laneti Oidipus’a yönelik değildi. Babası Laios’un lanetiydi ki adice bir şeye sebep olmuş Pelops’un oğluna tecavüz etmişti. Hatta Laios’a: “Bu çocuk tarafından öldürüleceksin” denmese, kehanet dile getirilmese o olaylar meydana bile gelmeyecek ve Laios ettiği ile kalacaktı. Promete’ye gelirsek eğer gördüğü işkenceler, ızdıraplar Promete’nin onurudur ki aradan yüzyıllar geçmesine rağmen hala Başkaldırmanın simgesidir. Boyun eğmeme cesaretini öğretmiştir. Çekilen ızdıraba bakıp da vazgeçersek biz nasıl yaşamdan tat alacağız ki? Ölçülülük belki bazen evet ama gerektiğinde yaşayabilmek için yaşamdan vazgeçmek gerekiyorsa bunu göze alabilenler sahiden yaşamıştır. Yaşlandıktan sonra bir başına oturup: “Yahu ben bu yaşa geldim de bunca yıl ben ne halt ettim, ben ne yaşadım?” sorgusuna düşmektense böylesi yaşamak daha makuldür.
Önceki 1 yanıtı göster
İşte bu yüzden mitolojiye kutsallık atfetmem ben. Gerçi Tanrı kıskançtır, lafzı dinlerde de var ama Tasavvuf inancında böyle bir Tanrı’ya yer yok. Mesele Mantık’ut Tayr adlı bir eserimiz var. Eserde Hüdhüd adlı yol gösterici kuşun önderliğinde kuşlar bir yolculuğa çıkarlar, Simurg’u bulma yolculuğuna. Simurg burada alegorik bir motif olarak Tanrı’dır. Bu yol çok zorlu bir yoldur. Dağlar tepeler aşılır, her engelde kuşların sayısı azalır, azalır azalır... Kaf Dağının ardına kadar gidilir. Menzile varıldığında kuşlara bir ayna tutulur ve bir de bakarlar ki aynada gördükleri kendi suretleridir. Sonra sayarlar kuşları, onca engeli aşabilen yalnızca 30 kuş olmuştur. Zaten Si: 30, Murg: Kuş manasındadır. Aslında vardıkları da kendileridir.
2 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.