Gönderi

Sevgisiz Bir Babanın Gölgesinde Büyümek
Bazı Yörelerde Kız Çocuklarının Çörek Otu Kadar Kıymeti Yoktur- Evet her kız çocuğu gibi benim de Bir babam vardı. Çocukluğum boyunca onun gözlerinde kendime ait bir yer aradım. Bir pencere, bir ışık, bir küçücük sıcaklık… Bulamadım. Bir türlü gözüne giremedim. . Evet bir babam vardı. Lâkin çok soğuk bir rüzgardı. Sadece nüfus cüzdanımda adı, evimizin her yanında gölgesi vardı. Babamın paltosu askıda bir dağ gibi dururdu. Ama o dağın arkasında hiç güneş açmazdı, hep bulutluydu. Çatık kaşlarında asılı duran o ağır kilit, Bütün çocukluk neşemi odalara kilitlerdi. Bir evin içinde bulunup da kız çocuğunun hayatına hiç dokunmayan, Aynı evde yaşayıp da hiçbir şeyi paylaşmayan iki yabancıydık sanki birbirimize. Aynı çatı altında, ayrı dünyalarda, Bir yabancıyı ağırlar gibiydik her akşam. . Aynı sofraya otururduk, aynı ekmeği bölüşürdük, ama aramızda koca bir kış vardı sanki. Yemeğini yerken nefesimi tutardım. En çok, varlığımla onu rahatsız etmekten korkardım. Ben babamın ayak seslerini ezberleyerek büyüdüm. Kapının açılışından anlardım o gün küfür mü yağacak, yoksa fırtına mı kopacak üzerimize. Eve geldiğinde, Saatler bile daha sessiz çalışırdı. Ben ise görünmez olmayı yeğlerdim. Bütün oyuncaklarıma susmalarını söylerdim. (Biz babamla karşılıklı hiç konuşmazdık, konuşamazdık, sadece susardık.) . Babam eve geldiğinde adeta odalar küçülürdü. Bir nokta olup daha az yer kaplamaya çalışırdım. Sanki nefes alsam, canını sıkacaktım. Belki bir gün beni yanına çağırır “kızım nasılsın?” diye sorar, Bir gün omzuma dokunur, “aferin” der diye beklerdim sürekli. . (Çünkü babam bir kez olsun başımı okşasa, Beni bir kere dinlese, Elimi tutup “aferin” dese, Adımı sevgiyle çağırsa, Birlikte gülsek, dünyalar benim olacak. Bir güzel söz söylese, kırık dallar tomurcuklanacak, içimdeki sessiz kuşlar birden havalanacak.) . O tek kelimeyi duymak için defterlerimi daha güzel tutardım, daha az ağlardım, daha sessiz yürürdüm. Özenle saçlarımı tarar, yeni kıyafetler giyer daha güzel görünürdüm. . Belki bugün sever diye… Belki bugün hatırımı sorar diye Belki bugün yüzüme bakar diye… . Daha uslu olurdum. Daha edepli. Daha sessiz. Daha çalışkan. Daha görünmez. -Bazı Babaların Gölgesi Vardır, Sevgisi Yoktur.- . Zaman akıp gitti. Lakin hiçbir şey olmadı. Ömrüm beklemekle geçti. . Babam, Bir kez olsun nasılsın diye sormadı, yüzüme gülmedi. Bir kez olsun saçımı okşamadı. Bir kez olsun elimden tutup yürümedi. Bir kez olsun gözlerimin içine bakıp “iyi ki varsın kızım”, “ Seni seviyorum.” demedi. Ama ben söyledim. İçimden. Binlerce kez. . “İyi ki varsın baba.” . Her gece duvarlara fısıldadım. Uykumda, rüyamda, dualarımda. Yüzlerce, binlerce kez. . "Seni çok seviyorum baba." . (Çocuklar böyledir. Kendilerini sevmeyeni bile ölçüsüzce sevebilirler.) Yine de ben ona hiç kızmadım. Hiç sitem etmedim. -Belki de sevmeyi bilmiyor dedim.- Kalbimdeki en güzel köşeyi ona ayırdım. Her doğum günümde, her karne günümde, her mutlu gecemde ilk onu bekledim. Keşke bilseydi, kalbimde en güzel köşeyi ona ayırdığımı, gönlümde ona ne saraylar kurduğumu. Keşke bilseydi, sadece bir kez "kızım" demesi için, Bütün oyuncaklarımı ateşe vermeye hazır olduğumu. O suyunu istedi, götürdüm. Kumandasını uzattım. Ceketini istedi, tuttum. Küfretti yuttum. Öfkesini kustu, temizledim. Sesini yükseltti, sustum. Kırdı, topladım. Yıktı, sakladım. Belki bir gün, beni de göreceğini, Yüreğinde bana da yer vereceğini umdum. Ama maalesef o gün hiç gelmedi. . Bir gün geriye dönüp "Buradayım kızım" diyeceğini. Beni o soğuk kıştan çıkaracağını sandım. Ne yazık ki, o bahar da hiç gelmedi. Zaman akıp gitti. Çocukluğum bitti. Gençlik hayallerim soldu. Saçlarıma aklar düştü. Yüzüme ilk çizgiler yerleşti. Ama 8-10 yaşlarındaki o kız çocuğu, içimde hâlâ bekliyor. Gözleri kapıda. Kıpırdamadan. Umutla. Sabırla. . Babası içeri girsin de ilk kez onun yüzüne bakıp “Canım kızım…” desin diye. Hiç bir şey olmamış gibi başını okşayıp “sarılsın” diye. . (İnsan bazen bir ömür boyunca tek bir kelimeyi duymayı bekler.) Ve öğrenir ki; Baba yokluğu mezar sessizliği gibi değildir. İnsan zamanla alışır. . Fakat bir çocuğun kalbinde açılan en derin boşluk, babasını kaybetmek değildir. -Baba sevgisini hiç tadamamaktır.- Bir çocuk, en çok babasının yokluğundan değil, var olup da sevgisini esirgemesinden, babasının kalbinde yer bulamamasından üşür. . (Ki asıl üşüten, babasının hayatta olmasıdır. Her gün onu görüp, bir gün bile sevildiğini hissedememektir.) Bir çocuğun en ağır yükü; “Babasının sevgisini hak etmeye çalışmasıdır.” . (Çünkü mesele, sevgisizlikten çok, sevgiyi kazanmak için ömür tüketen bir çocuğun trajedisidir. Hiç sevilmeyeceğini bildiği bir kalbe, Ömür boyu kiracı olmaya çalışmasıdır. . Asıl trajedi sevgisizlik değil, Asla kazanılamayacak bir savaşı, Hâlâ kazanacağını sanan o kız çocuğunun umutla bekleyişidir.) . Anlaşılıyor ki; -Bazı kız çocukları sevilerek değil, sevilmeyi hayal ederek büyür.-
Şiir
··2 alıntı·
4.646 Gösterim
11 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
-Aşk sürekli bir susuzluk halidir, karnı hep aç bir kedidir.-❤️
Yeşile boyansa da bir şehrin gri duvarları Ne anlamı var ? Geçmiyorsa bir kedi bile sokaklarından...
👏👏👏🍀
Aşk aşk aşk👏👏👏
Her şeyin başı aşk.❤️
Reklam
Aşk sen nelere kadirsin.💐