Gönderi

Akıl Üzerine
''Çünkü insan psikolojisini hayvanlara uygulamaya kalkışan biyologlar zamanında kafalarını duvarlara çarptılar. Hem de dünyadaki hayvanlara, dikkatinizi çekerim.'' ''Bağışlayın'' dedi Noonan. ''Ama bu tamamen başka bir mesele. Zira 'akıllı' varlıkların psikolojisi üzerine konuşuyoruz burada.'' ''Evet. Ve akıl dediğimizin ne olduğunu bilseydik pek iyi olurdu.'' ''Bilmiyor muyuz?'' diye sordu Noonan şaşkınlıkla. ''Aynen öyle, bilmiyoruz. Genellikle çok genel bir tanımdan çıkılır: Akıl, insanın eylemini hayvanınkinden ayırt eden bir niteliğidir. Anlıyorsunuz ya, sözüm ona her şeyi anlayıp da konuşamayan bir köpeği sahibinden ayırt etme girişimi. Öte yandan bu genel tanımdan daha zekice kavrayışlar da çıkar. Bunlar, insanın demin değinilen faaliyetlerinin ayrıntılı gözlemleri üzerine kurulmuştur. Örneğin: Akıl, canlı bir varlığın tutarsız ya da doğal olmayan davranışları gerçekleştirme yetisidir.'' ''Evet, bu bizimle ilgili,'' diye onayladı Noonan. ''Ne yazık ki. Ya da, varsayımsal bir tanım: Akıl henüz tam olarak oluşamamış karmaşık bir içgüdüdür. Burada kastedilen, içgüdüsel faaliyetin daima tutarlı ve doğal olduğudur. Milyonlarca yıl geçecek, bu içgüdü şekil alacak ve biz, herhalde aklın sürekli bir niteliği olan hataları yapmayı bırakacağız. Ve o zaman kainatta bir şeyler değişirse, toptan ölüp gideceğiz; tekrar şu sebepten ki, hata yapmayı, yani programlarla kesin bir şekilde tayin edilmemiş olan farklı şeyleri denemeyi unutmuş bulunacağız.'' ''Anlattığınız her şeyde, bir çeşit... horgörü var sanki.'' ''Bir tanım daha var, ona da buyurun, çok ulu ve asil bir tanım: Akıl, çevremizdeki dünyanın güçlerini o dünyayı tahrip etmeden kullanma yetisidir.''
Sayfa 129
Felsefe
··1 alıntı·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.