Puan vermedi·420 syf.····Okunma: 06 Ocak 2021 22:12 Savaşın yarattığı büyük tahribatı anlatmaktan bıkmayan bir yazar Remarque.
Iki dünya savaşını da yaşayan bir yazar olarak ki birinci dünya savaşına bizzat katılmış, savaşın psikolojik, toplumsal,ekonomik yıkımını bu kadar gerçekçi bir şekilde dile getirmek kolay değil. Insanın içine işliyor. Işte bu yüzden Naziler her defasında kitaplarını yaktı. Alman vatandaşlığından çıkarıldı. Isvicre'ye oradan da Amerika'ya kaçmak zorunda kaldı ama yazmaktan gerçekleri oldugu gibi ortaya koymaktan kacinmadi.
Savaşın her türüne karşı hümanist bir kişi olduğu için toplumun çoğu kesimi tarafından sevilmedi. Milliyetçiler de sevmedi komünistler de. Diktanin her türüne karşı cıktı. Mahallenin kötü çocuğu ilan edildi. Ama yazmaktan vazgeçmedi.
Bu romanı bir toplama kampında geçiyor. Kampta Yahudilerden siyasi suçlulara kadar herkes var. Insan onurunun nasıl ayaklar altına alındığını çok çarpıcı bir bicimde anlatıyor. 12 yıldır kampta bulunan 509 no'lu mahkumun ki artık adını kullanmaktan, kim olduğundan, her şeyden vazgeçmiştir, gözünden anlatılır.
Diğer taraftan akbabalar gibi Yahudilerin mallarına konmuş Nazi komutanlarının da yaşamları anlatılır. Tam bir onurunu koruma , hayatta kalma ve umudunu yitirmeme mücadelesidir.
Remarque bu romanı Nazilerin katlettiği kız kardeşi adına yazmış.
Okuyun......