Benimle hayatınız sefil olur... Size gönlümden başka verecek bir şeyim yok ki Kenan Bey. O kafi gelseydi sizi herkesten ziyade mesut ederdim ama ne çare
Sevdayı size kalpte doğup ölen bir şey diye anlatıyorlar Kınalı Yapıncak... Ne fena, ne yanlış bir fikir... Sevdanın kalple hiçbir alakası yok... Sevda yalnız dudaklarda doğup yaşadıkça bir saadet olur... Onun dudaktan kalbe zehir gibi işlemesine meydan vermemeli... Ben çiçeklere "toprağın sevdası" derim Kınalı Yapıncak... Onlar da toprağın dudağında birer buse olarak açılıp sönüyorlar... Hangisi toprağın kalbine gitmeyi düşünüyor?
Ben de bir zamanlar senin vi i çocuk oldum Kınalı Yapıncak... Ben de bir zaman yaklaşan ayrılık günlerine senin bu güzel yeşil gözlerinin mustarip korkuyla baktım... Ben de bir aynı saadeti, bir aynı heyecanı mezarıma kadar kalbimde taşıyacağıma inandım... Bütün bunlar çocuk vehmi Lamia... İnsanın bu etrafımızdaki topraklardan hiç farkı yok... Bakıyorsun bir gün bütün arzuları sonbahar yaprakları gibi dağılmaya başlıyor, içinde her şey ölüyor, her şey kuruyor... Artık ümidi kesiyorsun... Bundan sonra bahar, hayat, saadet bitti diyorsun... Fakat üç ay sonra her şey yeniden canlanmaya başlıyor... O kuru toprak eskisinden daha güzel baharlarla süsleniyor
İleride senin de,benim de başımızdan belki daha uzun, daha ciddi sevdalar geçecek... Fakat bu yangınlar kalbimizin ne kadar yerini yakarsa o kadar büyük harabeler bırakacak ve sönecek...
Ne dedin Kınalı Yapıncak... Beni hiç mi unutamayacaksın? Saçlarının sarı telleri birer birer ağarıncaya kadar beni kalbinde mi saklayacaksın? Bunlar cahil dadı, sütnine masallarına mahsus yanlış, gülünç fikirler çocuğum... Sevdayı size ne fena, ne yanlış öğretiyorlar?