Acaba ablası Kenan'ı unutmağa mı başlamıştı? Fakat buna nasıl imkan tasavvur edilirdi? Kenan'ın esmer yüzü, mavi gözlerinin tebessümü, beyaz parlak dişlerinin busesi nasıl unutulurdu? Küçük kız bunu derin bir safvet ve hayretle kendi kendine soruyor, neticede kendi şüphelerinden utanıyordu. Nimet Abla'sı onu yine seviyordu. Fakat ne yapsın? Evli bir kadındı. Sırrım saklamaya, ağlarken dudaklarıyla gülmeye mecburdu
Bugünü aylardan beri sabırsızlıkla beklemişti. Nimet Abla'sının Kenan Bey'i kimbilir ne kadar göreceği gelmişti. Ondan bahsetmeye kimbilir ne kadar ihtiyacı vardı? Zavallı kadın etrafındakilerden kimseye sırrını açamazdı ki...
Eğlenirken o kadar canlı ve hararetli olan Kenan iş başına gelince tuhaf bir isteksizlik, ağır bir rehavet duyuyordu. Hayatı gibi zevki, tabiatı da garip istihaleler geçiriyordu