Ben de odamdaki duvar resmimi benzer sebepten sevmiyor muydum? Belki de o da benim kadar bağlıydı kendi dünyasına, çok sevdiği kitaplar onun biricik dostlarıydı ve bunu paylaşmaktan hoşlanmıyordu.
“İnsanlar kendilerinde olmayan özellikleri gördüklerinde yadırgarlar. Seninki kadar saf bir kalbe ve açık sözlülüğe kimsenin aşina olduğunu sanmıyorum.”
Belki de ona kızgınlığımdan hala kurtulamadım bu “ressam hastalığı”ndan.
Çünkü ona göre hakikatte güzellik diye bir şey yoktur. Bunu ömrünün son deminde idrak ettiğini açıklamıştı. “Güzellik dünyada, doğada ya da hiçbir yerde değildir,” demişti. “Güzellik insanın ruhunda gizlenmiştir, ona üflenmiştir.”
Belki de benim ruhum güzel değildir, kim bilir?
Son derece kendine has ve zarif ama aynı zamanda kibirden uzak, özüne ve amacına sadık.
Bundan çıkarılacak ders; bize kendi içinde uyumlu olan ve daha da önemlisi kendine has olan şey güzel gözükür. Gördüğün gibi asla mutlak güzellik yoktur.