8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 10:00
Bu kitabı okumak, sabır işi. Evet, tam olarak öyle ama bir o kadar da eğlenceli. Çünkü bilinçli okunursa Beyoğlu'na dair bilgi birikimini o kadar artırıyor ki o entelektüel hissetmenin verdiği haz bambaşka. Beyoğlu hakkında neden bu kadar bilgi edineyim diyebilirsiniz. Bir yerde ben de bu soruyu kendime sordum. Evet, haklı olabilirsiniz. Ama benim için, sürekli gezdiğim, önünden geçtiğim bir semtin binalarının, sokaklarının anlattıklarını dinlemek ve bilmek farkındalık düzeyimi artırdı. İstanbul okumalarını zaten yapıyordum. Özellikle Selim İleri bu konuda çok iyi ve İstanbul okuması yapmak isteyenlere öneriyorum. Fakat Selim İleri sokaktaki sesleri anlatıyor, yazarları anlatıyor, nostaljik İstanbul'u anlatıyor. Bu kitap ise bir gezi kitabı gibi bizleri sokak sokak gezdirip Beyoğlu'nun çoğu binasını ve sokağını tanıtıyor. Ben okurken eş zamanlı olarak haritalardan da gezdim. Gönül isterdi ki elimde notlarımla geze geze okuyayım, ama mümkün olmadı tabi. Beyoğlu benim İstanbul'da en sevdiğim ilçedir. Kitabı okurken daha önceden çektiğim fotoğrafları incelemeye ve fark etmediğim ayrıntıları görmeye başladım. Kitabı sadece okuyup geçerseniz çok anlam ifade etmeyebilir, hatta sıkabilir. Ama gerçekten araştırarak, bilinçli bir şekilde okursanız Beyoğlu hakkında neredeyse bir tur rehberi kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. Ben pdf olarak okudum; okurken de önemli bulduklarımı işaretledim, notlar aldım, fotoğraflar ekledim. Belli kısımlardan sonra da okuma defterime geçirdim. Düzenli aralıklarla da defterimden tekrar etmeye çalıştım. Yani ders çalışır gibi okudum, çünkü verim almak istedim. Kitap 2015 yılında yazılmış, dolayısıyla değişen sokak isimleri vs mevcut, bazı bilgiler güncel değil. Zaten sonsözde kitabın yazarları da aynı şeyi açıklamış. Kitapla ilgili bir
Galata, Pera, Beyoğlu: Bir BiyografiJohn Freely · Yapı Kredi Yayınları · 2024133 okunma
Bir Hat Sanatı Sergisi Bursa Ulucami
Puan vermedi
Muhteşem bir eser özellikle Ulucamiyi seviyor hakkında detaylar öğrenmek istiyorsanız mutlaka okuyun. Bende bulunan: BİR HÜSN-İ HAT SERGİSİ BURSA ULU CAMİ Zafer İhtiyar Kaynak Yayınları Kapağı biraz daha farklı… Kitapta tarihi, mimariyi, aldığı hasarları ve onarımları, çevresi, hat eserlerinin görselleriyle beraber açıklamaları bazılarının hikayeleri, minberi, mihrabı, Esmaü’l Hüsna hatları içerikleri, Ulu cami kütüphanesi rivayetleri ve daha önce bildiğiniz yada bilmediğiniz olayları anlatıyor. Yıldırım Beyazid Han Niğbolu zaferi sonucu 20 cami yerine 20 kubbeli cami olarak yaptırıyor. Ulu cami içindeki meşhur şadırvan: rivayet edilir ki evinden vazgeçmek istemeyen kadın (bir süre beklenir kadın vefat eder sonradan evin yeri inşata katılır) yaşarken rıza vermediği için orada namaz kılınmasını doğru bulmazlar kadının evinin olduğu yere şadırvan inşaa edilir. Yine başka bir rivayette aynı koca taşı bir aşağı bir yukarı taşıyan işçi gusül almadan taşı inşaya katmak istemediği öğrenilince caminin inşaatına ara verilir, Şengül Hamamı inşa edilir. Bugün bu hamamın yerinde Gümüşçüler Çarşısı vardır. 7-8 bin civarında kapasiteye sahip Türkiye’nin en çok cemaat alan camilerinden biridir. Kalın taş duvarlar, caminin yazın serin kışın sıcak olmadını sağlar. ( duvar kalınlıkları 2,20 - 2,40 değişmektedir) Çinili Çeşme: Bu çeşmenin ilk açılışı 1903 yılı bir cuma günü yapılır. Çeşmenin içine üç büyük kazan konularak, bunların birine limonata, diğerine süt, birinede ayran doldurulur ve o gün Cuma namazından çıkışta halk, üç kurnadan akıtılan bu içecekleri içer. O günleri görenler tatlı bir hatıra olarak anlatmaktadır. Ulu Cami’nin bir özelliğide hat sergisi haline gelmiş olması, dünyaca ünlü meşhur hattatların kaleminden çıkmış seksen yedisi sabit, kırkbeşi levha halinde
Kültür-Sanat
Bir Hat Sanatı Sergisi Bursa UlucamiZafer İhtiyar · Sentez Yayıncılık · 201811 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·176 syf.··
2020 25. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2020 16:11
#kitapyorumu #okudumbitti Herkese iyi akşamlar bugün size çok sevdiğim birinin önerdiği çok çok önce okuduğum ve tekrardan okuyup yorumladığım bir kitap ile geldim. Aslında bu kitap benim hayatımda olan dönüm noktasında elime aldığım bir kitaptır. O yüzden bende yeri hep ön plandadır.Yazar dilini çok akıcı kullanmıştır . Bu da biz okurların n romanı tek solukta okumamız neden olmaktadır. 18 yaşında kendi isteğiyle devşirilip tahta gelmiştir Mimar Sinan. Sinan'ın Karaboğ'dan seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan' a aşık olmasıyla başlar her şey. 50 yaşında ve evli olan Mimar Sinan'ın 18 yaşında olan Mihrimah'a aşkı şiirler yazarak değilde yaptığı eserleriyle ölümsüzleştirmek istemiştir. Bu aşka ve adına göre hesaplarlar iki cami inşaa etmiştir. Öyle ki Mihrimah Sultan'ın doğum gününde bu iki camiden birinin minaresinde güneş batarken birinde ay doğmaktadır. Böylelikle aşkı dillere destan olur. Hikayeden çok etkilendim diyebilirim özellikle Mimar Sinan'ın eşi Mihri'nin çaresiz durumu beni büsbütün etkisi içine aldı. Kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. * * * * #alıntı "Aşk çaresiz bir derdin içinde kaybolmak mıydı, kaybolduğu sanılan çaresizliğin içinde bir çare bularak yarayı sarmak mıydı?" " Rabbim' dedi Sinan, ' ben kulunu aşk ile mi imtihan edeceksin? Bu aciz bir kul olan ben için ağır bir yük." Aşk," dedi Derviş Ali, "dünyada kavuşmak için değildir. Kavuştuğunda aşk olmaktan çıkar. Vuslata eren gönül, gün gelir bırakır. İçinde her an ona kavuşma ümidi olmasa bunca camiyi, hanı, hamamı nasıl yapardın?"
İki Cami Arasında AşkMürvet Sarıyıldız · Sayfa6 Yayınları · 20197,6bin okunma
Puan vermedi·163 syf.··
Beğendi
·
2020 97. kitabı
Kitabı bana kitap dostu, kitap okutmaya gönül vermiş değerli yazar #OğuzhanSaygılı, #KitapŞuuru- Hediye Kitap Kampanyasından gönderdi. Teşekkürler, başarıları daim olsun. Aslında ben bu kitabı 1990'lar da arkadaşımdan ödünç alıp okumuştum ve çok keyif almıştım. Görünce tekrar okumak istedim. Bakalım 30 sene sonra aynı keyif verecek mi? Bir dönem yani 90'lar da Engin Ardıç, okuduğum Nokta, Tempo gibi dergiler ve gazete yazılarından takip ettiğim, yorumlarını izlediğim bir yazardı. Zamanla gündemden çekilince, ben de takip etmeyi bıraktım. (Okur) Şengül Hamamının. benim inadına... "belden aşağı" diye nitelemekte ısrar ettiğim örneklerine göz atınca ... bunları belki de .. "müsakeşe gırgırları" sanacaktır...Ama "ciddi" okuyucu:.. Haa bakın o ayrı... O, fakirin bu kez de cinsellik vadisine daldığını, Türk insanını, kadınıyla, erkeğiyle, yüzyıllardır perişan eden, aklını fikrini kurcalayan, uykularını kaçıran, mutsuz, sinirli ... hatta ruh hastası kılan dertleri ırgaladığını ... görecektir. (Arka kapaktan) Elinizde tuttuğunuz bu kitap Ardıçkolikler için "exclusive" olan, hiçbir yerde yayınlanmamış " ŞENGÜL HAMAMI"ndan alıyor başlığını... Bir ara küçükleri muzır neşriyattan koruma kurulu kararı ile içi görünmeyen poşet içinde satılmak zorunda kalınan kitap Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılan itiraz sonucu "muzır" neşriyat olmadığı hükmüne varılarak "poşetsiz" satılabilmektedir. Korkmadan okuyabilirsiniz... diyor yazar biyografisinde ama bence genede +18 okuyabilir. "Uyarmadı" demeyin ( ) "Nerede O Eski Fordçular" başlıklı bölümde hiciv yapmış ama bende uzun süredir bu konuyu düşünüyorum. Son zamanlarda, ara sıra dışarı çıkıp, toplu taşıma araçlarına bindiğimde her zamanki gibi gözlem yapıyorum ve gençlik dönemimizi düşünerek mukayese ediyorum. Teknolojinin, android
Şengül HamamıEngin Ardıç · Cep Kitapları · 198921 okunma