Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü’ne değer görülmenin gururu ve derin mutluluğu içindeyim. Seçici kurul üyeleri Turgay Fişekçi’ye, Hakan Savlı’ya, Akgün Akova’ya, Ertuğrul Özüaydın’a, Sevgi Özel’e ve tüm Dil Derneği emekçilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Yayınevim Mahal Yayınları’na, Çığlıkta Arşe’nin editörü Şair Yiğit Kerim Arslan’a, Çığlıkta Arşe’ye yürüdüğümü henüz bilmediğim yolda kendi sesimi bulmamda büyük katkısı olan Şair Altay Öktem’e, eleştirileri ve fikirleriyle süreç boyunca desteğini esirgemeyen Yazar Turhan Yıldırım’a teşekkür ediyorum.
Gönül DemircioğluÇığlıkta Arşe
Ah, artık ne olduğumu biliyorum: Ben bir kâtibim.
Yardım edin! Yangın! Ateş. Yazmak insanı delirtebilir. Sakin, iyi uyum sağlayan, orta sınıf bir hayat sürmek gerek. Bunu yapmadığınız takdirde, delilik kaçınılmazdır. Bu tehlikeli. Çenenizi kapatmalı, ne kadar çok şey bildiğiniz ve ne kadar muhteşem oldukları hakkında hiçbir şey söylememelisiniz. Mesela ben Tanrı'yı biliyorum.
Ona kendimden mesajlar iletiyorum.
Sessizliğin nasıl yaratılacağını bilirim. Şu şekilde:
Radyoyu çok yüksek sesle açarım, sonra aniden kapatırım. Sessizliği işte böyle yakalarım. Gösterişli sessizlik. Dilsiz ayın sessizliği. Her şeyi durdurun! Sessizliği ben yarattım. Sessizlikte sesler daha fazla duyulabilir. Çekiç darbelerinin arasında sessizliği duyuyordum.
Özgürlüğümden korkuyorum. Özgürlüğüm kırmızı! Beni tutuklamalarını istiyorum. Ah, hayal kırıklıklarından bahsettiğim yeter; o kadar hırpalandım ki ensem, ağzım, ayak bileklerim ağrıyor, böbreklerime darbe aldım - bedenim bana ne için lazım? Hangi amaca hizmet ediyor? Sırf hırpalanmak için mi? Yüzde şiş ve kırmızı bir şaplak izi. Güllere, kelimelere sığınırım. Küçük bir teselli. Şişim. Benim hiçbir değerim yok.
Gecenin sessizliği sözümü kesti. Geniş sessizlik sözümü kesiyor, bedenimi yoğun ve dilsiz bir ilgi yığınının içinde bırakıyor. Hiçbir şeyin peşinde değilim. Sessizlik boşluk değil, doluluktur.
Yazdıklarımı okudum ve bir kez daha düşündüm:
En gizli mahremiyetim hangi şiddetli uçurumlardan besleniyor, neden kendini bu kadar inkår ediyor ve fikirlerin alanına kaçıyor? İçimde yeraltından gelen bir şiddet hissediyorum; ancak yazma eylemi sırasında yüzeye çıkan bir şiddet.