Mesela öğleden sonra dörtte gelirsen ben saat üçten itibaren mutlu hissetmeye başlarım kendimi. Bir saat kala gitgide artar mutluluğum. Saat dörde yaklaştı mı yerimde duramaz olurum, bir telaştır alır beni; mutluluğun bedelini keşfederim! Ama kafana göre bir saatte gelirsen kalbimi hangi saate hazırlayacağımı bilemem...
"Şu an sen benim için yüz bin küçük oğlana tıpatıp benzeyen küçük bir oğlansın. Yani sana ihtiyacım yok. Tabii senin de bana. Ben de senin için yüz bin başka tilkeye benzeyen bir tilkiyim. Ama eğer beni kendine alıştırırsan birbirimize ihtiyaç duyarız. Sen benim için dünyada biricik olursun. Ve ben de senin için..."