Zirvəsinə
Qalxdı eşqinlə könül Şəms ilə Ay zirvəsinə, Bir uçuq daxma ikən misli-saray zirvəsinə. Bir gücün varmı məgər hansısa fövqəlbəşəri? Necə könlümdə ucaldın adonay* zirvəsinə? Həsrətindən sinəmin gəl ucalan dağına sən, Elə bir gülüşünlə min gülü pay zirvəsinə. Gəl o yerdən göyə qalxmış sinəmin dağını gör, De ki, varmı bu dağın dünyada tay zirvəsinə? Sinəmdə səndən olan dağ da belə xoşdu mənə, Gəl əziz qədəminlə ətrini yay zirvəsinə, Nəbadə, bəd xəbərin çatsa Bisutində mənə, Dağı yerlə bir edər, salsam haray zirvəsinə. Sən şeir tanrıçası, mənsə Musa peyğəmbər, Qəbul et Vüsalı hüzrunda Sinay* zirvəsinə. *Adonay – Rəbb (ibranicə) *Sinay – Sinay dağı (Musa Peyğəmbərin Tanrı ilə danışdığı dağ)
Şu sıralar şu şartları çok dinler oldum
Gel gör beni aşk neyledi/Barış Akarsu Sevdim seni bir kere/Özdemir Erdoğan Born to die /Lana del rey Gönül Dağı/Neşet Ertaş
Müzik
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnandıklarına kıymet vermelisin Ne kızgınım Ne kırgın Sadece abartmışım seni. Hepsi bu... Sevmenın bedelını sevenler anlar gölgesiz @golgesiz 20 yaşındaydım annem fatma hanım yatağıma oturdu elimi başına koyar koymaz çekmesi bir oldu isa bey dedi ibrahim gavur sıcağı gibi yanıyor hanım dedi isa bey sevmenin bedelidir o Muhterem Annem fatma hanım yaşmağını giydi seccadesine oturdu oğul kendimi temiz etmeden Rabbimle konuşamam diyerek abdestini aldı Rabbim ölülerini nasıl dirilttiğini göster diyerek duaya durdu heralde çareyi veren yoluda göstermiş olacaktıki annem elinde ıhlamur bardağı içeri girdi bu ıhlamur anne duası ile içilirse şifa verir ne kızgınlık ne kırgınlık kalır insanın içinde diyordu dedem kul nefsani ise bir kere sevdaya düşmeye gör ateşlerde yandığının resmidir diyip elbette Allaha inanıyorum diyerek kalbini yatıştırmak gayesi ile atlarla eşşeklerle konuşuyordu benim içimdeki ise istanbul şehrini sevmenin bedeliydi arabalardan çıkan egzozun şehri zehirlediği gibi fabrika bacalarıda zehir oranını ikiye katlıyordu kızgındım kırgındım şehri ve insanları birbirine küstürenlere hastalıktan fırsat bulunca dedem kul nefsaninin yanına gidince eşşeğin yularını elime verdi hayvanlar insanı kanaat sahibi eder kalbini yatıştırır inancını kaybetmemeli inandıklarına ise kıymet vermelisin dedi Özden bölüşenlerin selamı müjdesi Serilsin ağaya kırmızı çullar, Haram paralarla dolsun bavullar. Varsın onlar için çalsın davullar, Özden ruha sızan ney’i bölüşek. Nûriye Hsbk Akyl @nriyehsbkakyl Dedem kul Nefsani süperman yanında fışkı yesin benim süper kahramanımda eşseğimle beni birbirimize kardeş eylemiş istanbul şehrinde egzozların arasında gezip eşseğimin yularını nereye bağlasam altıma atlas çul serildiğini farkediyordum dedem ise heeeytt heyytt atalarımız bu atlar
Duygu ve Düşünce
Melun
Bu ne.. Hayasız bir zaman.. Yüzler astarsız.. Biraz utanabilen.. Utandığından.. Utanıyor.. Bir ben.. Sadece ben.. Düşüncesi.. Sarmış etrafı.. Kibirler kaf dağı.. Vicdanlarsa.. Mağaralara saklanmış.. Gizleniyor.. Doğrulukla hileyi.. Yalan ile gerçeği.. Dürüstlükle sahteliği.. Aynı hamura katıp.. İyice yoğurmuşlar.. Sonrada üzerine.. Helal damgası vurup.. Pazarlarda satmışlar.. Ama gel gör ki.. Alan memnun.. Satan memnun.. Çıkıp.. Bu bir sahtekarlık.. Sizi aldatıyorlar.. Kandırıyorlar diyense.. Taşlanması gereken..
Hayata Dair
Gönül almak...
Hacı Bektaş-i Veli’nin "Gönül almak" hakkında serd ettiği derin ve zarif öğüdü, aslında hayatın en kısa ama en etkili "kullanım kılavuzu" gibi. "Gönül almak", sadece bir tartışmayı tatlıya bağlamak değil; bir insanın ruhuna dokunmak, ona değerli olduğunu hissettirmek ve dünyayı bir nebze daha katlanılır kılmak demek. Şu üç noktadan bakınca bu söz daha da anlam kazanıyor: İnsanın ömrünü düşününce zaman kısıtlı... "Durma" kelimesi bir aciliyet belirtir. Yarın her şey için çok geç olabilir, bu yüzden nezaketi ertelememek gerekir. Anadolu irfanında en büyük ibadet olarak görülür, çünkü gönül, "Nazargah-ı İlahi" (Tanrı’nın baktığı yer) olarak bilinir. Bir gönlü incitmek bir şehri yıkmaya, bir gönlü yapmak ise dünyayı kurmaya eşdeğerdir. Kin ve nefret taşımak yorar. Gönül almaya odaklanan bir zihin, negatif enerjiden arınır ve hafifler. Dolayısı ile bir yükten kurtulur... Bir şiir, buyrunuz: Durma gönül almaya bak, Şekle değil sen öze bak. Zerreyi gör sevmeye bak, Ettiklerin bulur seni. Kibir dağı aşsa bile, Düşürür bak dilden dile. Gül verenler gül alırlar, Ettiklerin bulur seni. Dünya malı elde kalmaz, Kırık kalp hiç huzur bulmaz. Tohum eken darda kalmaz, Ettiklerin bulur seni. Niyetindir yolun sonu,
Elektrik gitti şarjın bitecek ama gene de bizim Gönül Dağı sevdası ektedir nihahaha Gör gör müstakbel
1000Kitap