Görkem Gül

Görkem Gül
@gorkemgulk
Fırsat buldukça okuyan değil,okumak için fırsat yaratanlardanım. Instagram: ggkreads
İş Zekası Uzmanı
Karadeniz Teknik Üniversitesi
İstanbul
22 Mayıs
61 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı

Görkem Gül

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2019 00:00
·
2019 7. kitabı
Zülfü Livaneli
8.2/10 · 117,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·120 syf.··
2020 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2020 00:00
Kafamı kurcalayan,bitirdikten sonra da içsel sorgulara girmeme sebep olan kitap.Arka kapağında ‘kadın-erkek ilişkileri üzerine sarsıcı bir eser’ yazıyor,120 sayfa ne kadar sarsıcı olabilir ki? diye düşünmeyin. Ben düşündüm hataya düştüm😅 Bir tren yolculuğunda evlilikten,kadın-erkek ilişkilerinden bir sohbet başlıyor ve bu sohbet hararetleniyor. Daha sonra kahramanımız Pozdnişev olaya müdahil oluyor. Kendisi karısını öldürmüş bir koca ve bunu neden yaptığını,olayların seyrini anlatıyor. Kitabı okurken sinirlendiğim çok nokta oldu ama mesele şu ki toplumun gerçekleriyle bir kez daha yüz yüze geldim. Hayal edilen bir hayat ile hayatın size sundukları arasındaki uçurum.. Tolstoy kendi tarzıyla kadının toplumdaki yerini,ahlak anlayışını,ilişkideki rollerimizi vurgulamış. Boğmadan,sıkmadan,merak ettirerek okutuyor ama sizin düşünce yapınızla çatışan noktalar olursa sinirlenebiliyorsunuz 🤔 Kitap bittikten sonra bir çok ders çıkardım aslında ama en önemlisinin bir ilişkide ruhsal sağlık olduğu kanaatine vardım. Hayat hepimizin karşısına zihni temiz,paranoyak olmayan insanlar çıkarır umarım😅 Kitabı tavsiye eder miyim etmez miyim bu konuda kafam hala karışık açıkçası. Hala kitap üzerine düşünüyorum ama Beethoven’ın Kreutzer Sonata’sını Fazıl Say ve Patricia Kopatchinskaja’dan dinlemenizi tavsiye ederim.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Zeplin Kitap Yayınları · 201913,6bin okunma
10/10
Fedailerin kalesi Alamut ve Hasan Sabbah.. Kitaba başlamadan önce Hasan İbni Sabbah hakkında ufak bir araştırma yapmıştım ve ‘deli mi bu adam’ diye düşünüp kitabını okumak pek içimden gelmemişti ama iyi ki tabularımı yıkıp okumuşum. Muazzam güzellikte ve akıcı bir eser. Kitabın sonunda Hasan Sabbah odasına çekilip veda ederken bir içim burulmadı değil. Kitaba gelecek olursak,Slovenyalı yazar Vladimir Bartol yazar olmaya karar verdikten sonra bir arkadaşının önerisi ile Marco Polo’nun Dağların Yaşlı Şeyhi kitabını okuyarak merak salıyor Alamut’a. Uzun bir süre araştırma yaptıktan sonra biraz gerçeklik biraz efsaneler ve hayal gücünü katarak kitabı yazıyor. Hasan Sabbah;İsmaili tarikatının lideri,kendisini peygamber ilan etmiş,Cennet’in anahtarlarının elinde olduğunu iddia eden bir adam ve ona körü körüne inanan,uğruna canını feda eden fedaileri. Aslında İsmaili tarikatının iç yüzü ‘Hiçbir şey gerçek değil,her şey mübah’ ama bu mertebeye gelebilmek için çok yol katetmeniz gerek. O zamana kadar beyni yıkanmış,bir fikre körü körüne bağlı,canınız pahasına bağlandığınız bir dininiz oluyor. Bu körü körüne bağlı fedaileri sayesinde Selçuklu İmparatorluğu’nu yıkma seviyesine gelen Hasan Sabbah,gerçekten müthiş zeki olduğunu düşündüğüm biri. Kitap, insanların nasıl beyninin yıkandığını,bir din uğruna nasıl birer canlı bombaya dönüştüğünü de açıklıyor esasında.Bu canlı bombaları düşünürsek,hepsinin altında beyinleri cennet vaatleri ile yıkanmış uyuşturucu etkisi altındaki insanlar karşımıza çıkıyor. 509 sayfalık küçük puntolu,uzun soluklu ama sıkmayan,su gibi akıcı bir anlatımı olan bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Yurt Kitap Yayın · 200950bin okunma
“Kısacası,insanlık tarihi hakkında her şeyi söyleyebiliriz,akla gelebilecek en hasta kuruntuları. Söyleyemeyeceğimiz tek şey bunun akıllıca olduğudur. Daha söze başlamadan lafınız ağzınıza tıkılır. Hatta karşınıza şöyle garip bir durum çıkar: Yaşamda hep erdemli ve sağduyulu insanlar,bu dünyada erdem ve aklıselimle de yaşanabileceğini kanıtlamak istercesine varlıklarıyla etrafa ışık saçan, ellerinden geldiğince erdemli ve sağduyulu davranmayı kendisine şiar edinen bilgeler ve insanseverler her zaman var olmuştur. Peki sonra? Sonrası malum,bu meraklıların çoğu er ya da geç,ömürlerinin sonuna doğru da olsa yoldan çıkar,en yakışıksız durumlara sokarlar kendilerini bazen. Şimdi sorarım size: Böylesi tuhaf özelliklerle donatılmış bir yaratık olan insandan başka ne beklenir? Önüne dünyanın tüm nimetlerini de serseniz,suda oluşan hava kabarcıkları gibi baloncuklar çıkarıncaya dek tepeden tırnağa mutluluk deryasında saadete de boğsanız,türünün devamını sağlamak için çaba göstermek ve yan gelip yatmak dışında hiçbir şey yapmak zorunda olmayacağı bir şekilde ekonomik refahını da sağlasanız,kuşsütüyle,ballı böreklerle de besleseniz,sırf kadir kıymet bilmezliğinden,kepazeliğinden başınıza çorap örmeye devam edecektir.”