Görkem Gül

Görkem Gül
@gorkemgulk
Fırsat buldukça okuyan değil,okumak için fırsat yaratanlardanım. Instagram: ggkreads
İş Zekası Uzmanı
Karadeniz Teknik Üniversitesi
İstanbul
22 Mayıs
61 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
10/10
Bitirdikten sonra keşke bir kaç sene önce okusaymışım bu kitabı dedirtti bana. Bir çoğumuz kitabın ününü duymuşuzdur,peki neden bu kadar ünlü? Basitçe söylemek gerekirse İspanya’dan Mısır piramitlerine hazinesini aramaya giden Santiago’yu anlatıyor. Daha derine inersek ise,kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek üzere yola çıkmış bir adamın öyküsü. Karşısına engeller çıksa da,kandırılsa da,aşık da olsa her zaman yola çıkış sebebini hatırladı Santiago -ya da işaretler tarafından hatırlatıldı- yani kişisel menkıbesini hatırladı ve yoluna devam etti. Mevlana’nın Mesnevi’sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılmış Simyacı. Kitabın arkasında “Simyacı’yı okumak,herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.” yazıyor. Benim için de öyle bir şeydi Simyacı’yı okumak,her satırında biraz daha aydınlandım herkes karanlıkken ben yavaşça ışığa ulaştım sanki. Kendi kişisel menkıbemi düşündüm,Santiago’dan kendime bir çok pay çıkarttım. Kitap 188 sayfa, ben bir buçuk günde okuyup bitirmiştim. Simyacı ile alakalı daha bir çok şey yazabilirim aslında ama sizin merakınızı kaçırmak istemem. Bir şeyleri bilerek değil bilmeyerek,merak duygusuyla birlikte okumanızı isterim. Şiddetle tavsiye ederim.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2007246,8bin okunma
Reklam
10/10
·180 syf.··
2019 10. kitabı
Murakami ile tanıştığım ve kalemini sevmeme sebep kitaptır kendileri. Okumaya başladıktan sonra okumadığınız her an aklınız kitapta oluyor,acaba şu an sayfalar arasında neler dönüyor ve ben hangi olayı kaçırıyorum düşüncesi içinizi yiyip bitiyor. Başkahramanımız Mari bir gece boyunca dışarıda kalıyor ve o gece olan olaylar anlatılıyor kitapta. Murakami muhteşem bir betimleme yapmış. Öyle ki ben de Mari ile beraber Denny’s’de kitap okudum,kahve içtim,aşk oteline gittim,sokaklarda gezdim. Eri Asay’ın kapalı kaldığı odada onunla beraber korktum,içim ürperdi,odadaki soğukluğu hissettim. Dayak yiyen eskort kadının yüzündeki acıyı kendi yüzümde hissettim. Şehrin kokusunu,insanların gürültülerini duydum. Gerçekten kitapta bahsedilen kamera gibiydim,müdahale edemesem de bu karakterlerin anbean yanlarındaydım. Ama kitap bittiğinde aklınızda bir kaç soru işareti kalıyor. Siz düşünüp duruyorsunuz acaba ne olmuş olabilir diye😅 Bir de kitabın playlisti var,her bölümde o ortamda çalan bir şarkıdan bahsediyor Murakami ve siz onu dinleyerek okumaya devam ettiğinizde kitaba daha çok adapte oluyorsunuz,adeta dünyanızı değiştiriyorsunuz. Okumanızı şiddetle tavsiye ettiğim bir kitaptır kendileri. Kitaptaki parçalardan en sevdiğim ikisi,Pet Shop Boys-Jealousy ve Curtis Fuller-Five Spot After Dark oldu.
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma
10/10
Dorian Gray.. Herkesin hayalinde farklı güzellikte canlanan,yüzü gözü eşsiz bir insan. Bir gün Henry sayesinde - ya da yüzünden de diyebiliriz - bu güzelliğinin tamamiyle farkına varıp öyle büyük bir dua ediyor ki yıllar boyu lanetleniyor adeta. Ama kendileri narsist bir bireye dönüştükleri için bu duanın kabulünün bir lanet olduğunu çok sonradan fark ediyor -her türlü günahı işledikten sonra. Herkes Dorian Gray’de kendi günahını görecek diyor Oscar Wilde ve ben okuduktan sonra hak verdim😅. Kitabı bitirdikten sonra keşke Oscar Wilde’ın başka eserleri de olsaydı doya doya okusaydım dedim.Sürükleyici ve aynı zamanda etkileyici bir kitap.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Ren Kitap · 201899,2bin okunma
10/10
·330 syf.··
2019 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2019 00:00
Okuyan bir arkadaşım sonunda şoka gireceksiniz demişti,haklıymış. Sonunda gerçekten büyük bir şoka giriyorsunuz,okurken heyecandan kalbim sıkıştı desem abartmış olmam. Livaneli’nin okuduğum üçüncü kitabı ve yine asla pişmanlık yaşamadım.(Diğer okuduğum kitapları hakkında da yorumlarımı paylaşacağım🤣) Arkadaşlar başkahramanımız Ahmet Arslan’ın(😅) başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez desem yeridir,aşırı üzücü bir hayat hikayesi anlatıyor Livaneli. Kitap o kadar iyiydi ki kullandığım kelimeler kitabı anlatmak için yetersiz kalırsa diye korkuyorum açıkçası. O yüzden anlatıp bu güzelliğin büyüsünü bozmak istemiyorum. Bana güvenin asla okuduğunuz için pişman olmayacaksınız. Kitap 324 sayfa ve pazar gecesi okumaya başlayıp az önce (salı) bitirdim. Her kitap için aynı tabiri kullanıyorum ama gerçekten su gibi akıp gidiyor😅
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
10/10
Bu kitabın içi kadar dışı da insanın gözlerini kamaştırıyor doğrusu. Kitap sayfalarının yanma derecesi 451 Fahrenheit,adını da buradan alıyor. Bir distopya düşünün ki itfaiyeciler yangın söndürmek yerine yangın çıkarıyor ve kitap okumak katiyen yasak! Okurken bazı noktalarda kalp atışlarınızı hızlandıran bir kitap. Kahramanla beraber siz de kaçıyor,saklanıyor,bağırıyorsunuz adeta. 1950lerde yazılan bu kitap alttan alta bugünü yansıtıyor aslında,bu biraz üzücü. Bazen kendimi kitabın başkahramanı (Montag) yerinde hissetmedim değil. Ne demek istediğimi okurken anlayacaksınızdır
Fahrenheit 451Ray Bradbury · DeBolsillo · 2006108,4bin okunma
Reklam