“Ne var ki, konuşurken katledersiniz düşüncelerinizi yarı yarıya. Çünkü düşünce sonsuzluğun bir kuşudur ki sözcüklerin hapsolduğu kafeste çoğunlukla kanatlarını açar da uçamaz bir türlü.”
“Aklınız denizci ruhunuzun dümeni, tutkunuz da onun yelkenleri değil midir? Dümeniniz kırılmaya, yelkenleriniz de yırtılmaya görsün, ya oradan oraya sürüklenirsiniz ya da denizin orta yerinde çakılır kalırsınız. Çünkü akıl tek başına saltanat sürdüğünde, kısıtlayıcı bir güçtür; dizginlenmeyen tutkuysa bir alevdir kendini tüketene kadar ortalığı kasıp kavuran.”
“Sadakatsiz bir kadını yargılayacaksanız eğer, kocasının da yüreğini tartmalı ve onun da ruhunu ölçüp biçmelisiniz.
Suçluyu kırbaçlayacaksanız, bir bakış atmalısınız ruhunun derinliklerine mağdur olanın da.
İçinizden biri erdemli olma uğruna zararlı bir ağacı baltayla devirmeye kalkarsa, önce köklerine bir göz atsın onun. Ve orada görecektir, toprağın sessiz bağrında iyiyle kötünün, meyve verenle vermeyenin köklerinin nasıl sarmaş dolaş yattıklarını.”