Puan vermedi·240 syf.··
2026 20. kitabı
Moda, tarz gibi nesli peşinden sürükleyen illetlerin insan üzerinde nasıl tahakküm kurduğu açıkça belli oluyor Belma'da. Kabul görmek pahasına türlü maskaralıklar peşinden koşan Belma ve Salih, Mebrure'den çok daha önemli ve ders alması gereken karakterlerdir. Her ne kadar Mebrure'nin bir yerlere koşturmasından hoşlanmasam da Nadir karakterini tanımamıza vesile oluyor. Ve bana öyle geliyor ki Nadir Beyle tanışmasalardı hikayenin sonu Belma'dan farksız olurdu. Nihayetinde varılan sonuç her bir şeyin fazlasının zarar olduğu yönünden kanımca.
Duygu ve Düşünce
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
7/10
·590 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:43
Büyü insanlık için korkunun simgesi haline gelmiş bir durumda. Dünyayı kaosa sürükleyen kötü büyücüler yani Maguslar insanlığın en büyük tehdidi olarak görülüyor. İnsanlığın onlara karşı en güçlü savunması ise büyüyü hissedebilen üstün fiziksel yeteneklere sahip avcılardır. Avcılar safkan ve yarı kan olarak ikiye ayrılıyor ve görevleri Magusları bulup etkisiz hale getirmektir. Yoksul bir kasabada yaşayan Lunabelle Elaine, bölgenin tek Avcısı ve aynı zamanda genç bir askerdir. Ailesine ve geçmişine dair hiçbir şey hatırlamayan Luna büyü hissettiği her an Magusların peşine düşmektedir. Bir festival günü arkadaşının ısrarıyla falcıya giderler. Falcının söylediği gizemli kehanet Luna’nın kaderini geri dönülmez biçimde değiştirecektir. Birkaç gün sonra nehir kenarında güçlü bir büyü hisseden Luna şüpheli bir adamı yakalayarak karakola götürür. Ancak büyücü sandığı bu kişi diyarın prensi aynı zamanda Vallor akademisinin acımasız komutanı olan Avcı Solaris Blaze’dir. Yaşanan gelişmelerin ardından kendilerini Vallor Akademisine uzanan bir yolculuğun içinde buluyorlar. Güneş ve Ay’ı temsil eden bu iki Avcı hem Magusların ardındaki gerçeklerle hem de kendi geçmişlerinin sırlarıyla yüzleşleşiyorlar. Onların karşılaşması yalnızca hayatlarını değil tüm dünyanın dengesini değiştirecek olayların başlangıcı oluyor. Vallor Akademi, büyücüler, avcılar, ölümcül oyunlar ve yarışmalar gerçekten ilgimi çekti. Zaten akademi ve ölümcül sınav temalarını seven biri olarak bu bölümleri keyifle okudum. Solaris karakterini de genel olarak sevdim. Herkes tarafından acımasız ve sert biri olarak tanınmasına rağmen Lunabelle’nin yanında ukala, serseri, korumacı ve zaman zaman esprili halini görmek güzeldi. Kitabın en sevmediğim yanı duygu eksikliğiydi. Yazar önemli olayları yaşatıyor ama o
1000Kitap
Güneş ve AySelin Demirkıran · Ulysses Yayınları · 202532 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·56 syf.··
2026 26. kitabı
Stefan Zweig'in novellalarını özlediğimi fark edince elime O muydu?'yu aldım. Bu kez, yazarın kaleminden alışık olduğum insan psikolojisinin derinliklerini beklerken, karşıma hayvan psikolojisini merkeze alan bambaşka bir anlatı çıktı. Üstelik, Zweig'in birçok eserinden farklı olarak satır aralarında hissedilen polisiye unsurlar da hikâyeye ayrı bir tat katıyordu. Yazarın insan ruhunu çözümlemedeki ustalığının, bu kez bir hayvanın davranışları üzerinden de aynı başarıyla yansıtıldığını görmek etkileyiciydi. Farklı atmosferine rağmen, yine de Zweig'in incelikli anlatımını ve güçlü gözlem yeteneğini hissettiren, keyifle okunan bir novellaydı
O muydu?Stefan Zweig · Can Yayınları · 20236,7bin okunma
8/10
·64 syf.··
2026 10. kitabı
Gitmekle kalmak arasında hayatlar... Dokuz ayrı kadın ve çok benzer yaşamlar. Her kadının içindeki sessiz çığlıklar; gitmek istese de vazgeçemediği hayatlar... Yaşam mücadelesi verirken kendinin farkına bile varamadan ömrünü yargılayan kadınlar. "İnci Küpe"... Bakmakla görmek arasında kalmış bir kadın! Bazen bilmek acıtacağından yokmuş gibi, her şey yolundaymış gibi davranırız. Ta ki nefes almak bile zorlaşana kadar. İşte bu hikâye de sadece onlardan birisi: "Benim hiç inci küpem olmamıştı ki..." Seçimler, acılar, vedalar... Yaşama dair, yaşanmaya dair kısa öyküler seviyorsanız şimdiden keyifli okumalar. #yasamak#yokusasagi#oyku#cuma @1kitap.1kahveee Merve @potkalkitap @herayokuyanlarkulubu
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 79. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:02
Jules Verne’in Karpatlar Şatosu romanını okurken, bunun alıştığım Jules Verne maceralarından biraz farklı olduğunu düşündüm. İlk sayfalarda eski bir şatonun etrafında dolaşan gizemli olaylar nedeniyle doğaüstü bir hikâye okuyacağımı sandım. Ancak roman ilerledikçe, Verne’in korku atmosferini bilim ve teknolojiyle iç içe geçirerek bambaşka bir anlatı kurduğunu görmek beni daha çok etkiledi. Benim için romanın merkezinde Kont Franz de Télek vardı. Onun yıllar önce kaybettiğini düşündüğü Stilla ile ilgili yaşadığı duygular, hikâyenin sadece gizem üzerine kurulmadığını gösteriyor. Franz’ın şatoya gitme nedeni merak değil, geçmişiyle yüzleşme isteği. Bu yüzden onun yolculuğunu okurken, bir maceradan çok takıntının ve özlemin insanı nereye kadar sürükleyebileceğini düşündüm. Romanın diğer önemli karakteri Baron Rodolphe de Gortz ise beni en çok düşündüren kişiydi. Stilla’ya duyduğu saplantılı bağlılık, zamanla sevginin sınırlarını aşarak sahip olma arzusuna dönüşüyor. Onun bilim ve teknolojiyi kullanış biçimi de tam burada anlam kazanıyor. Gortz’un amacı yeni bir şey üretmek değil; geçmişi olduğu gibi koruyabilmek. Bence romanın en güçlü taraflarından biri de buydu. Teknoloji burada ilerlemenin değil, vazgeçememenin bir aracı hâline geliyor. Başta köylülerin şatoyla ilgili korkularını okurken yaşananları gerçekten doğaüstü sanmıştım. Fakat olayların arkasındaki gerçeği öğrendikçe, insanların bilmedikleri şeyleri nasıl kolayca efsaneye dönüştürdüklerini fark ettim. Jules Verne’in, batıl inanç ile bilimi aynı hikâyede buluşturmasını oldukça başarılı buldum. Roman boyunca beni etkileyen bir başka nokta da Karpat Dağları’nın atmosferiydi. Sisli yollar, terk edilmiş şato ve sessizlik, hikâyeye sürekli bir gerginlik katıyor. Mekân, karakterler kadar güçlü bir role sahipti.
1000Kitap
Karpatlar ŞatosuJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,035 okunma
9/10
·129 syf.··
2026 24. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:31
Japonya'da düğüne davet edilen beş çocuğun eğlenceli ve bir o kadar güzel macerasını anlatan bu kitabı, bir yetişkin olarak bir solukta okudum. Hep merak ettiğim ve görmek istediğim ülke olan Japonya'yı kitap aracılığıyla çocukların macerası ile tanımaya çalışmak çok güzeldi. Kitaba dair benim için tek sıkıntı bazı yabancı isimlerin olması idi. O da normal diye düşünüyorum. Ortaokul seviyesinden özellikle beşinci sınıf öğrencilerinin okuyabileceği eğlenceli bir kitap. Yaz tatilinde kitap arayanlar için tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim herkese.
Tapınaktaki SırAlmila Aydın · Altın Kitaplar · 200925 okunma