Görünenin anlamsızlığı
Bugün hakikatin yerini görüntü aldı, anlamın yerini hız, derinligin yerini veri. Dünya artık görünür olana indirgenmiş durumdayken, görünmeyen yok sayılıyor. Bu, çağdaş nihilizmin en ince bicimidir: Varlığın değeri yalnızca görünür ve ölçülebilir olana bağlanmıştır.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Alıntı
Tolkien’in, “Sauron’un Gözü”nü tasviri;”:
“Fakat birdenbire Ayna, sanki görüntü dünyasında bir delik açılmış da Frodo boşluğa bakıyormuş gibi tamamen karardı. Kara çukurda, yavaş yavaş büyüyerek neredeyse tüm Ayna’yı kaplayan tek bir Göz belirdi. O kadar korkunçtu ki, Frodo bağıramadan ve gözlerini ayıramadan, mıhlanmış gibi kalakaldı. Göz, ateş ile çevrelenmişti fakat kendisi camla kaplı gibiydi, bir kedinin uyanık ve dikkatli gözü kadar sarıydı, ve gözbebeğinin uzunlamasına ince siyahlığı bir çukura, hiçliğe bakan bir pencereye açılıyordu.”
Sayfa 353 - Yayınevi: Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Yüzüklerin Efendisi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kim ne derse desin, görüntü düşünceden önce yer alıyor.
Hz. Mevlana'nın buyurduğu gibi, kırık bir ayna aynı şeyin yüzlerce görüntüsünü yansıtır ama aynayı tamir edebilirsek oradan ancak tek bir görüntü yansır. Tasavvuf kırık kalplerimizi tedavi eder ki Hz. Mevlana'nın kırık aynaya benzettiği şey, bizim kırık kalp aynalarımızdır.
Sayfa 45
Bir tek, çıktığı yürüyüşlerde unutuyordu kendini arasıra. Ya ormanın eteğinde, evlerden alabildiğine uzakta, ya da terkedilmiş bıçkı evinin altına düşen dereboyunda oturuyordu. Buğday tarlalarıyla suyun manzarasının birşeyi hafiflettiği yoktu gerçi, ama geçici bir süre için uyuş­turuyordu hiç değilse. Manzaralarla duyguların karmaşasında, her görüntü hemen gözleri kaçırtıp başka bir yere baktıran bir işkenceye dönüşür, bir sonraki manzara da acı vermeyi sürdürürken, maymunların sallandığı trapezi an­dıran çevrenin, insanı kısa bir süre için rahat bıraktığı ölü noktalar çıkıyordu ortaya. O anlarda yorgun oluyordu, yal­nızca yorgun, hiçbir şey düşünmeden gözleri suların derin­liklerinde kendini karmaşadan kurtarıyor, kendine geli­yordu.
İnsanın tutum, davranış ve görüntü olarak farklılkları nın sebebi, dünyanın tamamen farklı bölgelerine adapte olabilme kabiliyetiyle ilgili. Eğer hepimiz aynı olsaydık, tek bir çevresel zorluk hepimizi yok edebilirdi. Çeşitliliğimiz, bir topluluğun ölürken başka bir topluluğun hayatta kalma şansını yükseltiyor.
Sayfa 86 - Doğan Kitap·Kitabı okudu