Bir Çin Mantısının İmparatorluk Macerası ve Salaklığı
6/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:36
Konusu: Larriet Belois, sıcak bir yaz günü giyotinin altında hayata gözlerini yumar. Ailesi, yeni İmparator tarafından vatana ihanet gerekçesiyle acımasızca katledilmiş ve en sona da o bırakılmıştır. Larriet ölürken İmparator Lupert'a lanet eder ama gözlerini yeniden açtığında kendini cennette değil, geçmişe dönmüş bir vaziyette bulur. (Biliyorum, bu konu artık bayıyor ama yapacak bir şey yok; yazarı, çizeri ben değilim sonuçta.) Larriet durumunun farkına vardıktan sonra gelecekte nasıl kendini ve ailesini hayatta tutabileceğini düşünmeye başlar ve çözümü ileride imparator olacak çocukla, yani Lupert'la çok yakın bir ilişki kurmakta bulur. Eğer kendini yeterince sevmesini sağlarsa onun elinden gelecek olan ölümü engelleyebileceğini düşünür fakat işler sandığı kadar kolay hallolmayacaktır elbette. Çünkü Lupert, henüz çocuk olduğu o dönemde kendisini destekleyebilecek kimsesi olmadığından ötürü diğer kardeşleri tarafından bir tehdit olarak görülmemek adına hayatını bir kız olarak sürdürmektedir. (Çünkü Lupert ve abisiyle ablasının anneleri farklı, ayrıca Lupert'ın annesi alt tabakadan bir dansçı olduğu için de işi ayrıca zor.) Larriet ise ailesinin tüm itirazlarına rağmen bir şekilde saraya gitmeyi başarır ve kimsenin sevmediği en küçük, güçsüz prensesin nedimesi olmak istediğini söyler. Bu şekilde, her ne kadar Lupert'tan nefret etse de en başından itibaren onu destekleyecek ve ileride de kendisine merhamet etmesini umacaktır. Şimdi ben bu webtoonu daha önce okudum. Tabii o zamanlar hâlâ devam eden bir seriydi. Sonunda tamamlandığı için de tekrardan okumak istedim. Bu arada hikâyeyi internetten fansub çevirileri ile okuduğumu da belirtirim; yani herhangi bir ad, vs. farklılığı varsa suçlusu kesinlikle ben değilim. Aslında 폐하, 또 죽이진 말아주세요 1 (Your Majesty, Please Don't Kill
1000Kitap
폐하, 또 죽이진 말아주세요 1Eclair · 파인툰 [FineToon] · 202218 okunma
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 15:15
Rus edebiyatının büyük ustalarından #AntonPavloviçÇehov ‘un #ÜçYıl adlı novellasında (Novella, uzunluk ve kapsam açısından kısa öykü ile roman arasında yer alan bir edebiyat türüdür.), evlilik kurumunu masaya yatırıyor. Zaman içinde duyguların dönüşümünü, yıllar içinde paylaşılan deneyimleri, birlikte göğüslenen felaketlerin ‘aşksız’ başlayan evliliklerin bile ufkunda olgun sevgilerin belirmesine yol açabileceğine işaret eder. Kitabın en basit özeti arka kapaktan; “Moskovalı bir tüccar taşrada tanışıp, ilk görüşte aşık olduğu genç Yulia'ya evlenme teklif eder. Genç kız, çekicilikten nasibini almamış bu adamı önce reddetse de, başka bir damat adayı çıkmaz korkusuyla evlenmeye razı olur. Ancak bu tek taraflı aşk, nikahtan sonra Moskova'da yeni hayatlarına başlayan çifti katlanılmaz acılara sürükleyecektir.” Hadi biraz detaylandıralım.. Yulia Sergeyevna, Doktor Sergey Borisıç’ın tek evladı, kızıdır. Yaşlı, aksi bir adamla, üstelik taşrada 21 yaşında genç bir kızın yaşaması artık zordu. Ama Yulia’nın çok aman aman bir güzelliği ve bir talibi de yoktu. Hasta Nina’yı ziyarete gider, kilisede ayinlere katılır, sürekli tanrıya dua ederdi. Moskovalı tüccar aileden gelen Laptev (Aleksey Fyodorıç, Alyoşa) kısa boylu, al yanaklı, saçları seyrelmiş kısacası çirkin bir adamdı. Kadınların arasında münasebetsiz davranır, fazla konuşur ve hareketleri yapmacık kaçardı. Üniversite bitirmiş, Fransızca konuşuyordu. Gençliğinin neredeyse tamamı aşksız geçmiş, gerçek anlamda ilk kez şimdi- 34 yaşında aşık olmuştu (Yulia’ya. Ama ilk görüş, içinde kıpırdanan duygular yüzeysel kalmış). Ablası Nina Fyodorovna’nın vücudundan kanserli bir parça alınmıştı ama insanlar ölmesini bekliyordu. Bir erkek kardeşleri daha vardı. Fyodor Laptev ve Oğulları adlı ünlü Moskova şirketinin varisleriydiler
Üç YılAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·185 syf.··
2026 39. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:12
öncelikle hepimizin Türkçülük Günü kutlu olsun. Asırlardır verdikleri mücadeleler ile yüce milletimizin adını bugünlere getiren tüm kahramanlarımızın ruhu şad, mekanları cennet olsun. sonralıkla: youtube.com/shorts/gJKszTJsOIg bu videodaki küfre, malum terör takımı ve destekçileri ile geçen sene bugün Türkçülük gününde geberip giden p.çi de dahil etmeyi unutmayalım. Maalesef ki bundan yaklaşık on sene önce çöpe giden çözüm dönemi zırvaları iki sene önce tekrardan ortaya saçıldı. Aklı başında her Türk -hatta her insan- evladı bunun saçma sapan bir süreç olduğunu, sonucunun tamamen Türk devletine ve milletine zarar vereceğini; karşı tarafın da tamamen zararsız çıkmayacağının, hatta ilk çözüm süreci gibi daha çok zarar göreceğinin farkında. Ancak maalesef bu saçma sapan süreç bugünleri gördü ve terörist bir takımın ittirilerek buralara getirildiğini, sözde büyükler olarak anılan kulüplerin nasıl onlar için mesajlar yayınladıklarını gördük. Gerçi apoya umut diyenleri, apo meclise gelsin diyenleri, ayn el arapta suriye ordusu sdg güçlerinin içinden geçerken onlara yer verin diye zırlayan 'devlet' büyüklerini gördük buna mı şaşıralım? Tabi bu büyükler kendi fikirleri, düşünceleri ile hareket edecek kadar büyümemiş olduklarından yüz sene öncesinin hatırlatıcısı oldular. Tıpkı bugün gibi dün de dış destekle yürütülmeye çalışılan bir ırk ve onu yürütmeye çalışan, buna zorlayan emperyal güçler vardı. Ne tesadüf ki bunlar nerdeyse aynılar ve nerdeyse aynı amaçları güdüyorlar. Olayların en başı 1500lü yıllara dayanıyor. Yavuz Sultan Selim babası Beyazıd'a darbe yaparak tahtı ele geçiriyor. Beyazıd askeri ve siyasi açılardan ne babası Fatih, ne kardeşi Cem Sultan, ne oğlu Yavuz, ne torunu Kanuni'ye benziyor. Daha çok evliya padişah gibi lakaplarla anılan bir
Addie Larue seni hatırlıyorum.
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 07:26
Evet,sonunda bu kitabı okudum. Daha önce başlamamamın sebebi beklentimin yüksek olmasıydı. Sırayla konusundan, kitapla ilgili düşüncelerimden ve sevmediğim kısımlarından bahsedeceğim. Konusu Adeline(Addie) 1714 yılında yaşayan sıradan biri. Roger adında bir adamın eşi ölünce ve geride üç çocuk bırakınca ailesi Addie'yi Roger ile evlenmeye zorluyor. Addie tabii ki reddediyor ama ailesi bunu kabul etmiyor. Addie düğün günü bir bahane uydurup kaçıyor ve karanlıkta yanıt veren tanrılara güvenmemesi gerektiğini bilmesine rağmen karanlık çöktükten sonra tanrılara yalvarıyor ve biri cevap veriyor: Luc Addie sınırsız zaman ve özgürlüğe karşılık ruhunu -artık istemediği zaman- Luc'a vereceğine söz veriyor. Addie aslında görünmez değil sadece bir insanın görüş açısından çıktığı anda o kişi Addie'yi unutuyor. Ve herhangi bir eşyaya (yüzüğü hariç) uzun süre sahip olamıyor. En başta çok da zormuş gibi gelmeyebilir ama bu anlaşma hem nimet hem de lanet. Düşünsenize mesela bir işte çalışamazsınız bile çünkü sizi unutacaklar. Ama bir mağazadan bir şey alıp parasını ödemeden çıkabilirsiniz. Sırf konusu ya da yazım dili için bile okunur. Genel olarak baktığımızda kitabı epey beğendim. Puanım 9/10 beklentimi karşıladı. Sevmediğim kısımlar 1. Aşk üçgeni Ben bu tropeu hiç sevmediğim için beni rahatsız etti ama siz seviyorsanız sizi rahatsız etmez muhtemelen. Luc'un Addie'ye saplantılı olmasına hiç gerek yoktu bence. Hikayeyi biraz daha ilginç bir hale getirmiş olsa da olmamasını tercih ederdim sanırım. Hele ki seks sahnesi çok gereksizdi. (sahne diyebileceğimden emin değilim ama doğru kelimeyi bulamadım) 2. Olayların az olması Yani tamam olayların fazla olmaması bir problem değil ama 618 sayfalık bir kitapta daha fazla olay olmalıydı ya da kitap 400
Addie Larue’nün Görünmez HayatıVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2023547 okunma
bir çaresizlik kitabı..
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 13:41
Aslında bu kitabı iki yıl önce okumuştum. Geçenlerde kitabı özlediğimi fark edip tekrar başladım. Ana karakterle çok derin bir bağ kurmuştum çünkü. Yani bu kitap benim için sadece başarılı bir eleştiri değil. Aynı zamanda duyguları ustaca yazılmış bir insan. İdam yasası hakkında pek bir görüş sahibi değilim. Hiç bu konuda oturup düşündüğümü hatırlamıyorum. Ama kuşkusuz bazı caniler hak ediyordur. Ayrıca iki yıl önce kitabın önsözünü okumaya üşenmiştim. Genel olarak önsözlerden çok hoşlanan bir insan değilimdir. Ama bu sefer okudum ve çok şey kaçırdığımı fark ettim. Çok güzel eleştiriler yapılmış. İnceden mesajlar verilmiş. İktidar eleştirilmiş. Yani lütfen önsözü okuyun kakskams Asıl ve benim için en güzel kısım, kitapta ana karakter bir şarkı duyuyor ve ne kadar çok duygulandığından, nasıl acı çektiğinden bahsediyor. Bu şarkıyı merak ettim ve arattım. Gerçekten mükemmel bir şarkı. O betimlemeler o ve hüznü derinden hissediyorsunuz. Şarkıyı "Lirlonfa malure" olarak aratabilirsiniz. Gerçek ismi hakkında hiç bir fikrim yok :)
1000Kitap
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 14. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 23:39
Dostlarının toyu günü tanış olan iki nəfərin arasındakı sevgi münasibətini oxuyuruq. Natalianın Huntere hər görüşdə səhv nömrə verməsi onları bir il bir ~birindən ayrı salır. . Nəhayət Natalianın anası sayəsində bu görüş baş verir. Onların arasındakı münasibət adi sevgi munasibeti kimi olmur. Iki ayliq " yataq" dostluğunun dərin sevgi macərasına necə çevrilişini oxuyuruq. . Bəzi səhifələrdə eşq oxuyanda bəzi səhifələrdə Hunterin keçmişini; qorxularını, yara aldığı probləmləri oxuyuruq. Axıcı kitabdir. Xoş sonluqla bitənlər silsiləsindən)). Xoş mütaliələr.
1000Kitap
Yanlış NumaraVi Keeland · Pukka Yayınları · 2024830 okunma