Bu kitapla ilgili ne desem hiç bilemiyorum...
Dorukısrak'a yapılanlar çok acıydı ve sinirimi bozdu.
Özellikle ibrahim... Bazen kötü karakter bile sevilir ama bu, bu kitabın benim açımdan nefret ettiğim kötü karakteriydi. Ata yaptıkları...
Ve bu kitabın verdiği ders, okuyucunun çıkarmasını istediği derste şuydu:
Herkes şu hayatta yaptığı şeylerin karşılığını alacak. Kim bir kötülük ettiyse, hak ettiği gelip onu bulacak; kim bir iyilik ettiyse, karşılığını alacak...
Kitap güzel miydi, kötü müydü karar veremedim. İnce ve hızlı okunabilen bir kitap olduğu için zaman kaybı olmaz, o yüzden merak ediyorsanız, merakınızı giderin derim.
Amma bana kitap için; acıklı, hüzünlü, yürek burkan bir hikaye denmişti. Fakat hiçbir duygu bana geçmedi, hiçbir duygu hissettirmedi desem yeğdir. (Ata yapılanları okurken ki sinirlenmem dışında tabii...)
Ama bu benim düşüncem, kişiye göre değişebileceği için, size hissettirebilir belki. Ben buna kesin bir şey diyemem.
Bu kitabın her şeyi benim aklımda soru işaretleri ya da bende kararsızlık bıraktı...
Mesela yazım dilinden bahsedeceğim şimdi ama güzel de diyemem kötü de.
Okutuyordu ama bir o kadar da insanın kafasını karıştırıyordu. Bazı yerlerde "ama şöyle olmamış mıydı şimdi nasıl böyle oldu?" dedirtiyor. Sanırsam kopukluklar vardı gibi geldi bana bazı kısımlarında.
Köylülerin dilinde küfür olması hiç hoşuma gitmedi, okurken rahatsız oldum. Köylü olmaları ağızları bozuk olduğu anlamına gelmiyor. (Tamam her köylü etmiyordu ama arkadaş ne gerek var yani? Okuyanlar bana belki abartıyorsun diyebilir bu konuda ama benim gözüme çök battı..)
Neyse kitapla ilgili diyeceğim başka bir şey yok.
Sağlıcakla kalınn
Başka bir kitabın incelemesinde görüşürüzz