Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum. İrvine Yalom
Alıntı
Genç göstermek güzel olmak anlamına gelmez
Ben otuzlarının başında bir milenyumluyum. Küçükken herkes 30 olmayı korkunç bir şey gibi gösteriyordu ve üzüleceğimi sanıyordum ama öyle olmadı. Çünkü büyümek kötü bir şey değil ve gençlik her zaman mutluluk anlamına gelmez. (Gençlik ve spor bakanlığının etkinliklerine artık katılamayacak olmam beni yaralamıştı tabii) Yaşımı göstermeyen biriyim. Bence eğlenceli bir şey çünkü insanların tepkileri komik. Ama "Çok genç duruyorsun" bence bir iltifat değil. Kimse bana genç dedi diye "güzel" dediğini düşünmedim. Hatta yirmilerin başında ergen gibi görünmek beni çok mutlu etmemişti. Ayrıca yaşımı bilmeden bana yürüyen yetişkinlerin hepsinin sorunlu olduğunu düşünüyorsun ister istemez. "Genç göstermek" özellikle 30 yaşında veya daha genç isen tuhaf bir güzellik algısı. Neden yetişkin bir kadın erkeklerin ilgisini çekmek için çocuk gibi görünmeye çalışsın ve neden koca koca adamlar bunu çekici bulsun?!?!?! Bu iğrenç konu bir yana, nedense bizim neslin çoğunlukla daha genç gösterdiğini görüyorum. Ve bizden sonraki nesil de daha çabuk olgunlaşıyor ve belki yıpranıyor haklı olarak. Tabii istisnalar var. Bir kaç sene önce uzun sürenin ardından ilk defa 15 yaşında gösteren bir 15 yaşında çocukla karşılaştım ve sınıftaki herkesten çok küçük göründüğü için şikayet ediyordu. Peki bunları neden yazıyorum. Çünkü az önce 3 haftalık bir yorumuma yanıt geldi. Kadının biri bir videoya kendi yaşı ve görünümü hakkında bir yorum yapmıştı ve ben de "Sanırım bizim neslin özelliği, genelde z kuşağından küçük gösteriyoruz. Ben de bütün genç arkadaşlarımdan küçük görünüyorum" yazmıştım. Başka biri yanıt vermiş [İngilizceden çeviri] "İşte kendini z kuşağından genç sanan sanrılı (delulu diye yazmış bir de 🙄 ) bir milenyumlu daha. Bunu sana söylediğim için üzgünüm ama hepniz yaşlı gösteriyorsunuz
İnsan ve Hayat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Görüyorum ki istekleriniz için olan şeffaflık ve netlik kendi karakteriniz için geçerli değil
"Dinde Enkarnasyonun sırrını değil, toplumsal düzenin sırrını görüyorum. Din, gökyüzüne bağlanmış bir eşitlik fikri vererek zenginin yoksul tarafından katledilmesini önler." - Napoleon Bonaparte
Sevgi dili 34..
— Bana bir şey söyle… — Ne söyleyeyim? — İnsan neden en çok sevildiği yerde ağlar? Çünkü insan kendini en çok güvende hissettiği yerde bırakır. Gün boyu güçlü durursun. Kimseye belli etmezsin. İçine atarsın. Gülersin. Şakalaşırsın. Ama biri çıkıp da gerçekten “Nasılsın?” diye sorunca… İçinde tuttuğun bütün cümleler boğazına düğümlenir. Çünkü bazı sorular cevap istemez. Bazı sorular, kalbin kapısını açar. — İnsan neden bu kadar yoruluyor? Çünkü herkes yükünü sırtında taşımıyor. Bazıları kalbinde taşıyor. Kimsenin bilmediği korkularını…
dil, benim için ta başından beri bir sevda. öztürkçecilik akımını açıkça eleştiriyor, kaybolan osmanlıca kelimelerin bıraktığı boşluğu görüyorum. dilde ve kültürde süreklilik olmalı bir toplumda. yoksa bilgi ve kültür birikimi, bir kuşaktan diğer bir kuşağa akamaz.