Şimdi yalnız yaşıyorum. Eskiden yalnızlığın zor ve hüzünlü olduğunu düşünürdüm. Oysa şimdi görüyorum ki yalnızlık, aslında özgürlüğün ta kendisimiş. Bu özgürlüğün tadını çıkarmayı, bir fincan kahvenin bile sağlıkla ve keyifle içi ile bildiğinde ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim.
"Bazen onu bir muamma olarak görüyorum. Bazen onun da kendisini bir muamma olarak gördüğünü düşünüyorum. Sonra kendini pek tanımadığını düşünüyorum tekrar. Ve aslında kendini anlamaktan vazgeçtiği için bu konuyla ilgilenmediğini. Kendini umutsuz vaka kabul ediyor, düşünmenin beyhude olacağını düşünüyor. Kendini anlamadığını ve anlamayacağını biliyor. Dolayısıyla anlamaya da kalkışmıyor. Bence tehlikeli değil. Ama korkulması gerekir."
"En yalın haliyle insana baktığımda, bir kedi ya da köpek kadar bilinçsiz olduğunu görüyorum; konuşması da bambaşka bir bilinçsizliğin ürünü; toplumlar..."
Het zijn de overgebleven mensen.
De overlevenden.
Ik kan het niet verdragen naar hen te kijken, hoewel het me vaak niet lukt daar onderuit te komen. Om niet aan hen te hoeven denken kijk ik bewust naar de kleuren, maar zo nu en dan zie ik degenen die achterblijven, wegschrompelend te midden van de puzzelstukjes van besef, wanhoop en verbazing. Zij hebben doorboorde harten. Zij hebben uitgeputte longen.
Geri kalan insanlar.
Hayatta kalanlar.
Onlara bakmaya tahammul edemiyorum ama birçok durumda hala başarısız oluyorum. Onları kafamdan atmak için bilinçli olarak renklere odaklanıyorum ama arada bir geride kalanları, anlayış, umutsuzluk ve şaşkınlık bulmacaları arasında dağılıp gidenleri görüyorum. Delinmiş kalpleri, hırpalanmış ciğerleri var.
Sevgilim,bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor,her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum,kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde,uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi
Günümüz ekmeğimiz,türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Trenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.
Her şey biliyor musun her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrediğimi?
Geldiğimi?