Sanatçının küstahlığından söz edildiğini sık sık duyarız ama kimse izleyicinin küstahlığına değinmez. Eseri kendileri yapmamış, hiçbir riske girmemiş, ömrünün her ânında hayatı ve geçim kaynağı ürettiği esere bağlı olmayan, mecra ve yöntem üzerine bir an olsun kafa yormamış olan izleyici, esere şöyle bir bakacak, sayfalarını gelişigüzel çevirecek, açılış notaları sırasında laflamaya devam edecek, sonra da parmaklarını şaklatıverip canavar ruhlu bir Roma hükümdarı misali çekip gidecektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sanatın bakışları da derin ve çetindir, üstelik bu bakışlar çoğu kişi için fazlasıyla ısrarcıdır. Sanatın aptal olduğunu ya da en azından bize anlamlı gelecek hiçbir şey söyleyemeyeceğini varsaymak daha kolaydır. Bütün sanatların meselesi hakikatse şayet, inkâr halindeki bir toplum ondan yararlanmayı pek bilemeyecektir.
Çünkü çok sonraları, burada yatağımda yatarken düşündüğüm gibi: Hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna, bitince yeniden başlayamazsın, ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karışık ve anlaşılmaz olursa olsun o kitap, bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin, değil mi Fatma?