Ahhh Budayıcioğlu ahhh,
Psikoloji üzerine kitapları okumayı hep sevmişimdir. Bu kitapta Dünyaya geldiğimiz ailenin statüsü, ekonomik koşulları, eğitimi, dünyaya bakışı, yetiştiği sosyal çevre, psikolojik ve ruhsal durumuna göre kimliğimiz ve kişiliğimizin temelleri, çocukluğumuzun ilk yıllarında atıldığını ve sevgili yazarımızın da da sık sık ifade ettiği gibi tüm yaşamımızı ailelerimizden aldığımız bu yaralar belirliyor. Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üzerimizde taşıyoruz.” O kadar ki çocukluklarında en çok yara alanlar, bu defa toplumsal yaşamda yaralarını başkalarına da bulaştırmaya ve başkalarını da yaralamaya başlıyorlar.
Kendimizi iyileştirmek için bir aynaya gerek duyarız” diyor Schopenhauer.Kendi yaralarını ve travmalarını seyredebilecekleri bir ayna.kendisini bir psikolog ya da psikiyatrisin aynasında seyrettikçe sorunlarını, kişilerin yine kendilerinin çözdüğünü görüyor. Yüreğe işleyecek bu hikayenin karşısında sizde elinize bir ayna alıp içinden çıkamadığıniz durumları geride bırakabilirsiniz... Yeter ki inanın..kitap tavsiyesi için Cook Teşekkür ederiM