“Bu sene çok az kişi bana iyi yillar ya da mutlu O
Noeller diledi. Çok tuhaf, insanlar büyük bir mutsuzluk yaşayanlara mutlukuktan bahsedemiyor. Anlamıyorum. Aslında tam da büyük bir mutsuzluk halinde mutluluk dileklerine ihtiyaç vardır, halihazırda mutlu olanların ihtiyacı yoktur. Mutsuz olduğunuzda, sanki herkes öyle kalmanızı diliyor. Sonsuza kadar.”
“Işıl ışıl Sylvie öldüğünden, sönüp gittiğinden beri ev oldukça karanlık, yarı gölgede yaşıyorum. Ne kadar ampul değiştirsem, ne kadar güçlülerini koysam değişmiyor, sürekli karanlık.”
“Eşyanın güzelinden anlayan o, niye beni seçmişti? Ben ki hiçbir özgün üslubu olmayan, 20. yüzyıla ait kaba saba, kendi kendine düz duramayan, eğri bacaklı, bir bacağı diğerine göre kısa, sıradan bir eşyayım. O ise benim kısa bacağımın altına sıkıştırılan bir takoz olarak beni ayakta tuttu, onun sayesinde dik durabildim. O benim pasımı aldı, beni temizledi, beni parlattı.”
“En gurur verici anlarımdan bazıları müşterilerin bana onları bir şey almaktan vazgeçirdiğimi söylemeleriydi. Bu müşteriler için büyük bir hizmet. Çoğu durumda geçerli olan bir şey var: en büyük masraf ürüne ödediğiniz para değildir, sonrasında ürüne harcadığınız zamandır.”