“Ben de bir gün küçük takkeler işlemeyecek miyim? Ben de bir kundak takımı için kumaş beğenmeyecek miyim? Küçücük bir başı sarsın diye güzel tenteneleri dikmeyecek miyim? Acaba şirin bir çocuğun bana anne dediğini, eteğimden çektiğini, bana eziyetler ettiğini hiç mi görmeyeceğim? Kumlar üstünde bir küçük arabanın izlerini seyretmeyecek miyim? Bahçede kırılmış oyuncakları ile toplamayacak mıyım? Gördüğüm birçok anneler gibi ben de oyuncakçılara gidip kılıçlar, bebekler, oda takımları almayacak mıyım? Daha sevgili bjr başka Felipe olacak o meleğin, o canın doğup büyüdüğünü görmeyecek miyim? ”
“Ailesi arasından ara sıra sıyrılıp da kendini aratmayan bir kadın bıkkınlık verebilir. Benim birkaç çocuğum olursa yeminle söyleyeyim ki onlar biraz büyüdükten sonra ben her gün birkaç saatimi yalnız kalmak için ayıracağım; çünkü insanlar kendini herkese, çocuklarına bile aratmalıdır.”