Gozde Derelli

“Ağlamaları kulaklarınla değil yüreğinle işitiyorsun; gözlerin, dudakların gülücüklerini ya da ayakların tepinmelerini, sanki Tanrı göklere ateşten harflerle çiziyormuş gibi anlıyorsun.”
Sayfa 176·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“İnsan gebe kaldığını görmüyor, anlamıyor; gebelik sırasında da pek bir şey görmüyor; oysa çocuğu emzirmek her an bir mutluluk! Sütun ne olduğu görülüyor. Et oluyor, bir çiçeğe benzeyen, çiçek gibi narin olan o küçücük parmakların ucunda beliriyor; birer ince, saydam tırnak halinde büyüyor, tel tel çekilip saç oluyor, ayaklarla birliktr tepiniyor.”
Sayfa 176·Kitabı okudu
“Sözlerimi tuhaf bulacaksın ama bu on ay içinde belki on kez, otuzumda ölsem, hayatın görkemi içinde, aşkın gülleri içinde, hazlar kucağında doyarak hiçbir umudun boşa çıktığını görmeden, bu güzel havanın göğsünde yaşadıktan sonra, biraz da aşkın eliyle öldürülerek tacımdan bir çiçek, bir yaprak bile yitirmeden, bugün tatlı düşlerimle gitsem diye dua ettiğim oldu. Köhne bir bedende taze bir yüreğin çarptığını duymak; herkesin, yabancıların bile bize güldüğü yerde bütün yüzleri sessiz, soğuk bulmak, yani artık yalnızca saygı gösterilen ihtiyar bir kadın olmak nedir, düşün bir kez... Daha ölmeden Cehennem'e atılmak değil de nedir bu?”
Sayfa 171·Kitabı okudu
“Kibarlar çevresi, Barones de Macumer'i, Louise de Chaulieu'den daha güzel buldu; gönlü mutlulukla dolduran aşk, yüzü de daha sevimli kılıyor.”
Sayfa 170·Kitabı okudu
“Kardeşçiğim, annelik bir rastlantı. Doktorumuz bu rastlantıların, doğanın da isteğine uygun olduğunu söylemekle birlikte, hoş bir deyimle "aşk yavrusu" denen çocukların daha güzel, daha zeki olduklarını da saklamadı; annelerin onlara gebe kaldığı gece parlak bir yıldız gibi ışınlarını saçmış olan mutluluk, çoğu zaman hayatlarını da korurmuş.”
Sayfa 164·Kitabı okudu