Delirdi diyorlar, deliye döndü diyorlar bir de, deli bir yön sanki ve batıya döner gibi deliye dönüyorsun; sanki deli dedikleri şey başka bir ev, dönüp oraya giriveriyorsun, ya da tamamen ayrı bir ülke. Oysa delirince bir yere gittiği yok insanın, durduğun yerde duruyorsun. Ve bir başkası gelip senin içine giriyor.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
"Ölümün seni bu kadar tüketmesine izin vermemelisin. Yaşamak, bencillik değildir."
Sayfa 247·Kitabı okudu
Reklam
Bazı sevgiler, ölümden sonra bile insanı hayata çağırır.
Sana ihtiyaç var Seni seviyorum, Grace. Her zaman sevdim ve hep seveceğim. Sevgi yok olmaz...
"Hep en iyi sorgu ilaçlarının Amerika'nın CIA'inde olduğunu varsaymıştım. Ama aslında Fransızlarınkinin olduğunu biliyor muydun? Bu doğru. DGSE'leri, uzun süreli hafıza kaybına yol açan bir ilacı mükemmelleştirdi. Sadece saatler ya da günlerce değil, haftalarca süren bir hafıza kaybı. Bunu anti-terör operasyonlarında kullandılar. Bir şüphelinin sorguya alındığını unutması işe yarar bir şey." Dehşet içinde ona baktım. Bağırmaktan boğazım ağrıyordu. "Tıp yatağın, sen uyanmadan sana hatırı sayılır bir doz bu ilaçtan verecek. Sen ve mürettebat arkadaşların bunun komanın bir yan etkisi olduğunu varsayacaksınız. Yáo ve Ilyukina sana görevi açıklayacak, sen de hemen işe koyulacaksın. Fransızlar bu ilacın insanların yeteneklerini, dillerini falan silmediği konusunda beni temin ettiler. Hafızan tam olarak yerine geldiğinde, böcekleri çoktan göndermiş bile olabilirsiniz. Göndermemişseniz de projede pes edemeyecek kadar yol almış olursunuz." Başıyla Meknikov'a işaret etti. Adam beni kapıya kadar sürükleyip yol boyunca ittirdi. Boynumu kapıya çevirip avazım çıktığınca, "Bunu yapamazsın!" diye bağırdım. "Çocukları düşün, Grace," dedi Stratt, kapının eşiğinden. "Kurtaracağın onca çocuk. Onları düşün."
Alıntı
Stratt yumruğunu masaya indirdi. "Kimin gitmek istediği umurumda değil. Kimin bu iş için en uygun olduğuna bakarım ben! Doktor Grace, kusura bakma ama sen bu göreve katılacaksın. Korktuğunu biliyorum. Ölmek istemediğini biliyorum. Ama katılacaksın." "Sen aklını kaçırmışsın. Ben gidiyorum." Kapıya döndüm. "Meknikov!" diye bağırdı. Asker ustaca kapıyla arama girdi. Stratt'e arkamı döndüm. "Şaka yapıyor olmalısın." "Evet deseydin her şey çok daha kolay olurdu." "Planın nedir?" Başparmağımla askeri işaret ettim. "Dört senelik yolculuk boyunca silah altında mı tutacaksın?" "Yolculuk boyunca komada olacaksın." "Öncelikle, fırlatmaya kadarki günlerini bir hücrede geçireceksin. Kimseyle konuşmana izin verilmeyecek. Fırlatmadan hemen önce, seni bayıltacak çok güçlü bir yatıştırıcı verilecek ve seni Soyuz'a bindireceğiz." "Sence bu Yáo'yu birazcık şüphelendirmez mi?" "Kumandan Yáo ve Mühendis Ilyukina'ya, kısıtlı astronot eğitiminden ötürü, fırlatma sırasında paniklemekten korktuğunu, bu yüzden fırlatma sırasında bilincinin kapalı olmasını yeğlediğini söyleyeceğim. Meryem Ana'ya bindiğinizde, Yáo'yla Ilyukina seni tıbbi yatağa yatırıp koma prosedürünü başlatacak. Ondan sonra da fırlatma için gerekli hazırlıkları yapacaklar. Tau Ceti'de uyanacaksın."
Alıntı
Reklam
Reklam