Seni görmek istiyordum kısacası. İnsan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmaya devam edebilir. Sen anlamazsın tabii. Anlamak için insanın bazı eksik yönleri olmalı.
Bazen kendime soruyorum bu karmaşık paradoksun içinde anlaşılmamam benim sorunum değil miydi? Peki anlaşıldığım durum da ne olucaktı, yine de anlaşılmayacak mıydım?
Belki de eskiye dönmek, yalnızca yürekte olur. Kuş geçmişini ararken, aslında kendini bulur. Ve anlar ki, her çırpınış, eskiye dönmenin değil, yeniden doğmanın bir şeklidir.
Hikayesini canlı tutabildiğimiz o en ufak duygu tanesi bile yazdırır önemli olan bizim ona baktığımızda görünüşü, içimize çektiğimiz de kokusu, üzerindeki o hafif dikensi ve bir o kadarda narin hissiyatı onu bağdaştırdığın şeyle değerli kılar bence
Mesela bence bir insan özellikle anlatıcak olursam benim hayatımdaki biri bir tane çiçek olmaz benim için onun her davranışı her hareketi bambaşka bir notayı çağrıştıracak bende
Gözlerine baktığım da bambaşka bir kokunun esintisi gülümsemesini gördüğüm de bambaşka bir çiçek yumuşaklığı...