Aile normun, yargıların yeridir: grupla aynı olmak gerekir. Şayet üyelerden biri sınırların ötesine bir adım fazla atmaya yeltenirse ya kendisine hemen düzen hatırlatılır ya da dışlanır.
Yirmi birinci yüzyılda, sokaklarda koşturan, oynayan neredeyse hiç çocuk göremiyoruz. Başlarına bir şey gelir korkusuyla onları sürekli kontrol altında tutuyoruz.
Dünyanın cazibesini algılama ve yeniden kaydetme yetisi açısından bizler bile eşit değiliz. Aramızdaki sanata daha az duyarlı bazı kişiler başka birinin nasıl resim çizdiğini, müzik yaptığını anlamaktan bile acizdir.... Öyleyse biz kim oluyoruz da yapabileceği en hoş mavi yuvayı inşa etmeye karar vermiş bir kuşun kafasından tam olarak ne geçtiğini bildiğimizi iddia ediyoruz?