Deniz A. Ş.

Sen gittin; hikâye yarım kaldı...
Tam patinin altında bir cümle başlıyor: “Günlük kokusu odalardan hiç eksik olmaz.” Sanki bu cümleyi sen seçmişsin, “Burayı oku anne,” demişsin yılın başında. Şimdi yine aynı sayfaya bakıyorum. Cümle akıp gidiyor, ama gözüm hep oraya takılıyor. Minik, tüylü patinin üstünde zaman donmuş gibi. Hem bir veda hem de yarım kalmış bir hikâyenin ağırlığı var bu karede. Benliğimde derin bir imgeye dönüşüyor bu an. Birini çok sevmek, onun ölümüne de hazır olmayı gerektirirmiş. Ben seni çok sevdim, ama gidişine hiç hazırlanmadım. Bu yüzden şimdi her kelime, her duygum yarım. Bu yarım kalışta bir anlam arıyorum. Yazdığım her cümle, gördüğüm her düş, seninle kurduğum anlamın bir parçası. Acımı sessizce evrene yayıyor, dönüştürüyorum. Seninle daha çok kitap okuyacaktık. Sabahları balkonda güneşi birlikte karşılayacak, kuşları birlikte izleyecektik, daha çok. ... Kokun, her geçen gün odalardan biraz daha eksiliyorken; geriye yalnızca gölgen kalıyor. Sonra bana bıraktığın sessizliğe dönüyor her şey ve düşünüyorum: Acım zamanla biçim değiştirecek. Seni artık kollarımda uyutamayacağım, sadece içimde taşıyacağım. Bu tamamlanmamışlık, yaşamın doğasında var belki de. Yokluğunu kabullenmiş değilim; ama ondan bir anlam çıkarıp başka bir biçimde yaşamaya çalışıyorum. Yolculuğuma ışık olacak olan yine sen ol. Seni çok seviyorum güzel oğlum. İyi ki vardın, iyi ki benimleydin. Ben şimdilerde vedanın dilini öğreniyorum.
Reklam
2 Temmuz 1993
BU YANGIN YERİNDE Yaşamak bu yangın yerinde Her gün yeniden ölerek Zalimin elinde tutsak Cahile kurban olarak Yalanla kirli havada Güçlükle soluk alarak Savunmak gerçeği, çoğu kez Yalnızlığını bilerek Korkağı, döneği, suskunu Görüp de öfkeyle dolarak Toplanıyor ölü arkadaşlar Her biri bir yerden gelerek Kiminin boynunda ilmeği Kimi kanını silerek Kucaklıyor beni Metin Altıok "Aldırma" diyor gülerek
2 Temmuz 1993 Sivas Katiamı
19 Mayıs 1919
Bir ülkü... Bir vapur... Bir inanç... Bir başlangıç... Bir lider... Bir avuç yürek... Bir diriliş... İyi ki varsın Atam. Kutlu olsun 19 Mayıs.
Alıntı
Grev yapma hakkı bile elinden alınan işçinin bayramı!
1 Mayıs artık; haklarımızın nasıl gasp edildiğini hatırlama günü oldu. Sokaklarda coşkuyla yürüyelim ama gerçek bayram, ancak birleşince gelecek. "Birlik olduğumuz her an, zincirlerimizi kırdığımız bir adım!" Ne diyordu Nazım Hikmet; Türkiye işçileri, kardeşlerim! 1 Mayıs bayramınız kutlu olsun. Bu bayram en büyük bayramlarımızdan biri. Bu bayramı siz Türkiye'de bugün çok ağır şartlar içinde kutluyorsunuz. Biliyorum ve siz de benden iyi biliyorsunuz tabii, hayat pahalılığı, grev hakkınızın olmaması, sendika haklarınızın gayet dar bir halde bulunması... Bütün bunlar Türkiye'de işçi sınıfının yaptığı savaşı, daha iyi günler görmek için yaptığı mücadeleyi zorlaştırıyor. Lakin savaşa devam etmek lazım. Ben şuna kaniyim ki Türkiye işçi sınıfı yalnız kendi sınıfı menfaatleri için değil fakat Türkiye halkının büyük kurtuluşu için, milli bağımsızlığı için de yapılan savaşta ön safta bulunmakta devam edecektir. Bir kere daha kardeşlerim, bir kere daha yoldaşlarım, işçi bayramınız kutlu olsun! 1 Mayıs
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı
105 yıl önce bir millet uyandı, bir devlet doğdu!
Bugün o ruhla, umutlarımızın tazelendiği bir gün olsun. 🇹🇷💐🌱 Çocuklara bırakacağımız en değerli miras, barışın, sevginin ve adaletin hâkim olduğu bir dünyadır. Bugün, minik yüreklerin neşesiyle dolsun, her bir çocuğumuzun gözlerindeki ışık, ülkemizin aydınlık geleceğinin habercisi olsun! Nice 105 yıllara! 🇹🇷🇹🇷✨ "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyerek...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı